hidrojen.gen.tr https://www.hidrojen.gen.tr Hidrojen, Özellikleri ve Faydaları tr-TR hourly 1 Copyright 2019, hidrojen.gen.tr Tue, 17 Nov 2015 00:00:00 +0000 Tue, 17 Sep 2019 00:00:00 +0000 60 Hidrojen Peroxide https://www.hidrojen.gen.tr/hidrojen-peroxide.html Tue, 13 Nov 2018 15:49:17 +0000 Hidrojen Peroxide, kimyasal sembolü H2O2 'dir. Teknik adı HOOH ve 2 (HO) şeklindedir. İngilizcesi walter boat olup, halk arasında oksijenli su olarak da bilinir. Molekül ağırlığı 34.02 g/mol. yoğunluk 1. Hidrojen Peroxide, kimyasal sembolü H2O2 'dir. Teknik adı HOOH ve 2 (HO) şeklindedir. İngilizcesi walter boat olup, halk arasında oksijenli su olarak da bilinir. Molekül ağırlığı 34.02 g/mol. yoğunluk 1.45 gr/cm3'tür. Soluk mavi renklidir. Suyla karışınca renksiz olur. Keskin bir kokuya sahiptir. Yanıcı, aşındırıcı, yanık yapıcı, oksitleyici özellikte bir bileşiktir. Yanıcı maddelerle teması olursa yangın çıkarabilir. Vücudumuzdaki katoloz enzimi, hidrojen peroxid molekülünü parçalama özelliğine sahiptir. Böylece su ve hidrejen molekülü ayrılmış olur.

Hidrojen Peroxide Nerelerde Kullanılır

Öncelikle kağıt sanayiinde kağıdın beyazlatılmasında ve sterilizasyonunda kullanılan güçsüz bir asit bileşiktir. Madencilik, metalurji endüstrisi, kozmetik, ilaç, gıda, ambalaj sanayi, tekstil sanayinde kullanılmaktadır. Sanayi dışında ev ortamlarında da kullanıldığı bilinmektedir.Yaraların temizlenmesinde, doğrama tahtasının temizlenmesinde kullanılabilir. Hidrojen peroxide ile çamaşır deterjanı karıştırılarak beyaz çamaşırlardaki kan ve ter lekeleri çıkarılabilir. Tuvalet ve tezgah temizliğinde kullanılabilir. Bulaşık makinesi ve buzdolabı temizliğinde kullanılabilir. Metal eşyalar parlatılıp sterilize edilebilir.

Hidrojen Peroxid ile Temas Olursa Ne Yapılmalı
  • Suyla seyreltilerek temizlenebilir. Kalanı ise sodyum metabisülfit yada sodyum sülfit ile giderilebilir.
  • Elle teması olduğu takdirde önce beyaz bir leke yapar. Sonra kaşıntı ve döküntü oluşur. Bu durumda 15 dakika kadar bol suyla eller yıkanmalıdır.
  • Gözle teması olursa en az 15 dakika bol suyla yıkanmalıdır.
  • Yutulduğu takdirde 15 dakika ağız çalkalanır. Bol su içilir. Kusulmaması gereklidir. İlk müdahale yapıldıktan sonra doktora gidilmelidir.
]]>
Sudan Hidrojen Elde Etme https://www.hidrojen.gen.tr/sudan-hidrojen-elde-etme.html Wed, 14 Nov 2018 10:59:41 +0000 Sudan hidrojen elde etme, Suyun doğru akım ile hidrojen ve oksijenlerine ayrılması işlemine elektroliz denir. Sudan hidrojen elde etmek için en kolay sistem olarak bilinir.Sudan hidrojen elde etmek için, bir elektroliz hücresi i Sudan hidrojen elde etme, Suyun doğru akım ile hidrojen ve oksijenlerine ayrılması işlemine elektroliz denir. Sudan hidrojen elde etmek için en kolay sistem olarak bilinir.Sudan hidrojen elde etmek için, bir elektroliz hücresi içinde, genellikle sistem bir metal yada karbon plakalar olan, iki elektrot ve bunların içine batırıldığı, elektrolit olarak kullanılan iletken bir sıvı bulunmaktadır. Doğru akım ile bu elektrotlara bağlandığında akım iletken sıvı içerisinde, pozitif (+) elektrottan negatif (-) elektroda doğru gidecektir. Sonuç olarak, elektrolitin içerisindeki su, katottan çıkan hidrojen ve anottan çıkan oksijene ayrılacaktır. Burada sadece suyun ayrışması değil, su çok iyi bir iletken olmadığı için elektrolitin içine iletkenliğini arttırmak için potasyum hidroksit eklenir.

Suyun elektrolizi, normal olağan basınç ve sıcaklıkta, genel olarak 1.23 volt yeterlidir. Reaksiyonun yavaş olması ve başka sebeplerle, elektroliz işleminde daha yüksek gerilimlerde kullanılır. Hidrojen üretim hızı, olağan akımın şiddeti ile doğru orantılı olduğundan, ekonomik sebeplerle yüksek akım yoğunlukları tercih edilir. Bu sebeple uygulamada suyun ayrıştırılması için hücre başına uygulanan gerilim 2 volttur. Her metreküp oksijen için 2.8 kW-saat elektrik enerjisi kafi olmakla birlikte, yukarıda anlatılan sebeplerle uygulamada tüketilen elektrik enerjisi miktarı bir metreküp hidrojen üretimi için 3.9-4.6 kW-saat arasında değişkenlik gösterir. Bunun için elektroliz işleminin verimi %70 seviyelerinde olmaktadır. Fakat, son zamanlarda bu alanda yapılan arge çalışmaları sayesinde %90 civarında verim elde edilmeye başlanmıştır. Uygulamada kullanılan elektroliz hücrelerinde, nikel kaplamalı çelik elektrotlar kullanılır.

Sudan hidrojen elde etme için elektroliz fosil yakıt yerine geliştirilebilecek olan en önemli yöntem olarak görünüyor. Suyun elektrolizinden hidrojen üretimine yaklaşık 50 yıldır basit bir altyapıya sahip olan, verimliliği yüksek ve hareketli parçası olmayan bir sistemdir.

]]>
Hidrojen Peroksit Zararları https://www.hidrojen.gen.tr/hidrojen-peroksit-zararlari.html Wed, 14 Nov 2018 13:28:02 +0000 Hidrojen Peroksit Zararları, Birçok bayan hidrojen peroksiti saç rengini açmada kullanılmaktadır. Aslında hidrojen peroksit halk diliyle oksijenli su kişilerde cilt güzelliği, saç bakımı, ev temizliği ve diş bakımında s Hidrojen Peroksit Zararları, Birçok bayan hidrojen peroksiti saç rengini açmada kullanılmaktadır. Aslında hidrojen peroksit halk diliyle oksijenli su kişilerde cilt güzelliği, saç bakımı, ev temizliği ve diş bakımında sık tercih edilen bir sudan oluşmaktadır. En bilindik özelliği ise hem dişleri beyazlatıyor olması hem de saçların rengini normalden birkaç ton açıyor olmasından ibarettir. Hidrojen peroksit zararları fazla olmayan bir maddeden oluşmaktadır. Ancak kişilerde aşırı oranda kullanılması halinde zararda verebilmektedir. 

Hidrojen peroksit zararları, arasında en çok dikkat çeken özelliği ısı ile temas edildiğinde yanıcı bir hal alabilir olmasıdır. Hafif kokusu olan bu madde renksizdir ve kimyasaldır. Endüstriyel bakımından kullanılması oldukça geniş olan hidrojen peroksit saç boyaları yapımında, kağıt beyazlatmada ve tekstil alanında sık kullanılmaktadır. Bunların dışında ise ev atıklarının arınması ve çeşitli plastik üretiminde tercih edilmektedir. Hidrojen peroksit seyredilmiş konsantrasyonlarda kullanıldığında yara üzerine uygulanarak anaerobik bakterilerin öldürülmesine neden olmaktadır ve yarayı dezenfekte etmektedir. Fakat seyredilmemiş hidrojen peroksit cildi ve yarayı tahriş ederek alerjik reaksiyonlara neden olmaktadır. Deride kabarcıklar, kızarıklık, döküntü ve tahriş gibi belirtiler hidrojen peroksit zararları arasında yer almaktadır. Diş beyazlatmada ve saç rengi açmada kullanılan hidrojen peroksit, yanlış kullanımı sonucunda dişlere ağza ve saçlara ciddi anlamda zararlar verebilmektedir.  Sağlıklı günler dilerim. 

]]>
Hidrojen Metal Mi https://www.hidrojen.gen.tr/hidrojen-metal-mi.html Wed, 14 Nov 2018 15:52:06 +0000 Hidrojen Metal Mi, genellikle kafa karıştıran bir soru olarak karşımıza çıkmaktadır. Hidrojen metal mi cevabı ''hayır'' olmalıdır. Çünkü hidrojen bir metal değildir. Hidrojen metal özelliği taşımamaktadır ve  m Hidrojen Metal Mi, genellikle kafa karıştıran bir soru olarak karşımıza çıkmaktadır. Hidrojen metal mi cevabı ''hayır'' olmalıdır. Çünkü hidrojen bir metal değildir. Hidrojen metal özelliği taşımamaktadır ve  metalle tepkimeye girer. Hidrojen;  ametaldir. Yani  hidrojen metalde değildir; yarı metalde değildir. 

Hidrojenin sembolü ''H'' dir. 1 proton ve bir elektron hidrojeni oluşturmuştur. Atom Kütlesi 100.794 gr/mol'dür. Basit ve kübik yapıdadır. Periyodik cetvelde en üst sol bölümde yer almaktadır. Periyodik cetvelde metaller, ametaller, yarı metaller belli atom numaralarına göre sıralıdır. 1700'lerden sonra hidrojenin farklı bir ametal ve gaz olduğu anlaşılmıştır. Asit ve metal karıştırılırsa yapay yolla hidrojen gazı ortaya çıkar.  

Hidrojenin özellikleri şunlardır: 
  • Kokusuz,renksiz, tatsız ve yanıcı bir elementtir.
  • Bileşiktir.Serbest halde bulunmaz.
  • Oksijenden  daha hafiftir.
  • Evrende en çok bulunan hidrojendir.
  • Hidrojen birçok elementle bileşik oluşturabilir.
  • Suda hidrojen vardır.(H2O)
  • Hidrojen üretimi, petrolden daha kolay ve ucuz olursa,  yakıt ve enerji olarak kullanılabilecek yapıdadır.
  • Hidrojen geçmiş çağlarda, (helyumdan önce) balon ve zeplinlerde kullanılmıştır.
 Ametallerin Bazı Özellikleri Şunlardır:
  • Katı sıvı gaz halde bulunabilir. 
  • Yüzeyleri mattır ısı ve ışığı iletmezler. 
  • İki ve daha fazla atomludur bileşik oluşturabilirler
  • Kendi aralarında kovalent bileşik yapabilirler
  • Canlıların yapısında bolca bulunurlar.
]]>
Hidrojen Sülfür Zehirlenmesi https://www.hidrojen.gen.tr/hidrojen-sulfur-zehirlenmesi.html Thu, 15 Nov 2018 05:40:22 +0000 Hidrojen sülfür zehirlenmesi, doğada bulunan ve sülfür içeren organik maddelerin çürümesiyle ve endüstride bir takım işler sırasında oluşan gazdır. Hidrojen sülfür doğada öze Hidrojen sülfür zehirlenmesi, doğada bulunan ve sülfür içeren organik maddelerin çürümesiyle ve endüstride bir takım işler sırasında oluşan gazdır. Hidrojen sülfür doğada özellikle lağımlarda, mahzen ve mağaralarda, kömür madenlerinde petrol yataklarında, ve kuyularda bulunur. Çürük yumurta kokusuna benzeyen bir kokuya sahip olan hidrojen sülfür gazı renksizdir.

Hidrojen sülfür zehirlenmesi nedir ve nasıl oluşur

Hidrojen sülfür gazı ile oluşan zehirlenmelerin bir çoğu kaza şeklindedir. Kimyasal laboratuvar çalışanları, şeker pancarı işleyicileri, kuyu kazanlar, tabakhanelerde çalışanlar hidrojen sülfür zehirlenmesi riski olan kişilerdir.

Hidrojen sülfür gazı zehirlenmede solunum ve deri yolu ile vücuda alınır. Hidrojen sülfür gazı son derece zehirli solunum yollarında, gözlerde ve mukoza üzerinde güçlü, zehirleyici ve tahriş edici bir özelliğe sahiptir. Merkezi sinir sistemine zarar verir, koku duyusunun kaybına neden olur. Hidrojen sülfür zehirlenmesi sırasında koku alma duyusu hızlı bir şekilde kaybolduğu için, tehlikeli sonuçlar ve ölümler meydana gelir.

Hidrojen sülfür gazının neden olduğu zehirlenmelerde akut belirtiler, kişide yanma hissi, fotofobi, gözlerde kızarıklık, burun akıntısı, boğazda ve göğüste kaşınma hissi, öksürük, akciğerlerde kuru ve hırıltılı oksültasyon, bayılma, baş ağrısı, bulantı, kusma, halsizlik ve dikkat bozukluğu şeklinde ortaya çıkar. Ve hidrojen sülfür zehirlenmesinde bunların tamamı hafif belirtilerdir.

Zehirlenme orta derecede ise, siyanoz, taşikardi, hipertansiyon, ishal, idrarda protein, ateş, pnömoni ve bronşit gelişebilir.

Hidrojen sülfür zehirlenmesinin şiddetli olduğu durumlarda kardiyovasküler sıkıntılar ve solunum bozukluğu oluşarak, zehirlenen kişi ölümcül sonuçlar ile komaya girebilir. Hastanın komadan çıktığı durumlarda pulmoner ve kalp yetmezliği ile akciğerlerde ödem gelişir.

Yıldırım yani felç formunda zehirlenmede ise ani kasılmalar ile birlikte seyreden bilinç kaybı ve hızlı ölüm gerçekleşir.

Hidrojen sülfür zehirlenmeleri kronik olarak da yani zamanla yavaş yavaş gelişebilmektedir. Hidrojen sülfüre uzun süre maruz kalan kişilerde gözlerde kızarıklık, üst solunum yolu rahatsızlıkları, mide ve bağırsak bozuklukları gözlemlenebilir. Ayrıca sürekli halsizlik, uyku bozuklukları, genel terleme, hipotansiyon ve deri ile temas halinde kişide dermatit ve egzama gelişebilir.      

]]>
Hidrojen Atom Numarası https://www.hidrojen.gen.tr/hidrojen-atom-numarasi.html Thu, 15 Nov 2018 06:02:59 +0000 Hidrojenin Atom Numarası, Oksijen ile birleşerek suyu oluşturur, Atom numarası 1, Oda sıcaklığında kokusu, tadı ve rengi olmayan bir gaz, müvellidülma (simgesi H). Periyodik cetvelin birinci elementi. Elementler aras Hidrojenin Atom Numarası, Oksijen ile birleşerek suyu oluşturur, Atom numarası 1, Oda sıcaklığında kokusu, tadı ve rengi olmayan bir gaz, müvellidülma (simgesi H). Periyodik cetvelin birinci elementi. Elementler arasında en basiti ve en hafifidir. Kainatın neredeyse %90’ını hidrojen atomları oluşturur. Diğer elementlerin de hidrojen atomlarından, füzyon yolu ile oluştuğu öne sürülmüştür. Yerçekimi yıldızlardan daha az olduğu için, yerküre, hafif olan atomları fazla tutamamıştır. Bu neden ile hidrojen, yerkabuğunu meydana getiren toplam atom sayıları içinde oksijen (% 53) ve silisyumdan (% 16) sonra 3. sırada gelir (% 15). Kütle olarak yerkabuğunun %0,88’ini oluşturmuş olup, 9. sıradadır. Serbest hidrojen çok düşük miktarda ancak volkan gazlarında ve de atmosferin üst tabakalarında yer alır. Bileşikleriyse yaygındır. Oksijenle birlikte su biçiminde ve mineral hidratlarında veya kömür ve petrolde olduğu gibi karbonla hidrokarbonlar biçiminde bulunur.

Vücudumuz kütle bakımından %10’u hidrojendir. Diğer canlı dokular da hidrojenin, karbon, oksijen, kükürt, azot, vb. ile yaptığı bileşiklerden oluşur. Laboratuvarda seyreltik bir asidin çinko veya başka bir elektropozitif metale etkitilmesi ile hazırlanır. Sanayideyse hidrokarbonların su buharı ile katalitik tepkimesi veya su gazı yöntemiyle yada birtakım elektroliz tepkimelerinde yan ürün şeklinde elde edilir. Alabildiğine aktiftir. Isıtıldığında diğer elementlerle hidrürler verir. Zayıfça bir indirgendir. Periyodik cetvelde hiçbir grubuna bağlı olmayıp H- iyonu oluşturduğunda halojenlere, H+ iyonu oluşturduğunda da alkali metallere benzemektedir. Oksijenle birleşmesinden büyük bir ısı ortaya çıkar. Bu tepkime ancak yüksek sıcaklıklarda veya katalizör eşliğinde yürür. Oksihidrojen hamlacındaki tepkime 2800C’ın üzerinde bir sıcaklık sağlar iken, tepkimenin de kendiliğinden yürümesi mümkün olur.

Oksijen ve hidrojen gazlarının karışımı (H2/O2 oranı 2/1 özellikle değerine yakınsa) patlayıcıdır bir etki gösterir. Sıvı hidrojenin kaynama noktası çok düşük olduğundan (-253C), laboratuvarda soğutma maksadıyla kullanılır. Yine aynı nedenle, sıvı havaya batırılmış bir Dewar kabında (termos) dahi birkaç saatten daha fazla muhafaza edilemez. Hidrojen atomu tek protonlu bir çekirdek ile bunun etrafında dolanan bir elektrondan oluşur. Hidrojen molekülleri, birbirine kovalent bir bağ ile bağlanmış iki hidrojen atomundan oluşur(H2). İki allotropu bulunur. Parahidrojende protonların spini birebirdir. Ortohidrojende de spinler ters işaretlidir. Oda koşullarında hidrojenin %71’i ortohidrojen, %25’i ise parahidrojendir. Trityum ve döteryum izotoplarıdır. Daha çok Haber yöntemiyle amonyak üretiminde, petrol arıtımı, hidrojenasyon ve metal tasfiye işlerinde, hidrojen klorür ve metanol üretiminde kullanılır. Yanıcı olduğundan balon veya hava gemileri artık helyum ile doldurulmaktadır hidrojen yerine. Sıvı hidrojen roket motorlarında yakıt olarak kullanılır.


]]>
Hidrojen Yakıt Sistemi https://www.hidrojen.gen.tr/hidrojen-yakit-sistemi.html Thu, 15 Nov 2018 22:16:41 +0000 Hidrojen Yakıt Sistemi, Dünyada gün geçtikçe kullanımı hızla artan hidrojen, gerek fuelcell olarak (hidrojen batarya), gerekse İCO ( internal combustion engine) içten yanmalı motor + hidrojen biçimde kullanılmaktadır. Biline Hidrojen Yakıt Sistemi, Dünyada gün geçtikçe kullanımı hızla artan hidrojen, gerek fuelcell olarak (hidrojen batarya), gerekse İCO ( internal combustion engine) içten yanmalı motor + hidrojen biçimde kullanılmaktadır. Bilinen tüm markaların hidrojenli prototip aracı ya da üretilen aracı bulunmaktadır. Bir çok araç markası hidrojene geçiş için 2018 senesini beklemekteyse de  Mercedes, Audi ve bazı firmalar hidrojenli araçlarının tanıtımlarını yaparak daha erken piyasaya süreceklerini açıklamışlardır.

Hidrojen yakıt sistemi: Yakıtın önemli bir kısmı yanmadan dışarı atılmaktan kurtularak, ekonomiye destek oluşmaktadır. Yanma düşük ısıda gerçekleştiği için motorun ısısı aşırı yükselmez; böylece  motorun ömrü uzamaktadır. Tam yanma motorda oluşan kurumu temizler ve kurum oluşumunu engelleyerek motorun temiz kalmasını sağlar.  Egzoz çıkış değeri sıfıra düşer. Temiz motor ve tam yanma, aracın tork'u % 30'a yakın artar. Araç motoru hidrojen yakıtla daha kolay ve rahat yanma sağladığından motor büyük oranda sessizleşir. Mevcut motor teknolojilerine göre hidrojen tek başına ana yakıt olamamış, ana yakıta ek olmuştur.

Çalışma şekli: Elektroliz cihazı aracın motoru çalışmaya başladıktan on saniye sonra devreye girmektedir. Su depolarından aldığı suyu elektroliz adı verilen işleme tabi tutar ve suyu, hidrojen ve oksijene ayırt eder. Oksijen motora aracın hava filtresinden yeteri kadar emilir, sistemin ürettiği saf oksijen alınması gerekenden fazla olacağından zararlı olacağı için ayrılır ve doğaya salınır. Hidrojen ise hava filtresi emişiyle yanma odalarına ulaştırılır. Araçtaki su depolarına 2500-3000 km de yarım litre su ilavesi yapılmalıdır.

Çalışma mantığı: Hava filtresinden emilen havaya karıştırılan hidrojen, yanma odalarına girer. Motorun yanma odalarında ana yakıtla birlikte yanar. Ana yakıtın yanmayan kısmının da yanmasın sağlar. Tam yanmayı gerçekleştirerek egzoz emisyonunu sıfıra düşürür. Motorun içini kurumdan temizler ve bir daha oluşumunu da engeller. Tam yanma aynı zamanda piston ivmelerini hızlandır ve motorun daha seri halde çalışmasını sağlar. Motorun gücünü artırır. Hidrojen, motor ısınma derecesinin stabil olasını sağlayarak motorun ömrünü uzatır. Tam yanma ve sıfır emisyon aynı zamanda motorda karbon artıklarıyla temas eden egr, egr valfi, siboplar, partikül filtresi gibi aksamları temizler ve temiz kalmasını sağlar.

İçten yanmalı tüm motorlarda ve tüm yakıt türlerinde kullanılabilir. Benzin,  LPG, mazot fark etmez.
]]>
Hidrojen Gazının Özellikleri https://www.hidrojen.gen.tr/hidrojen-gazinin-ozellikleri.html Fri, 16 Nov 2018 22:15:50 +0000 Hidrojen Gazının Özellikleri Hidrojenin özellikleri, bilim dünyasında 1900’lü yıllardan beri araştırma konusu olmaktadır. Hidrojen hakkında yapılan araştırmalar sonucu elde edilen özellikler,  Bu durumun Hidrojen Gazının Özellikleri

Hidrojenin özellikleri, bilim dünyasında 1900’lü yıllardan beri araştırma konusu olmaktadır. Hidrojen hakkında yapılan araştırmalar sonucu elde edilen özellikler,  Bu durumun en büyük  nedeni tabi ki hidrojenin özellikleri açısından çok zengin olmasından kaynaklanmaktadır. Günümüzde patlayıcı maddelerde kullanılan hidrojen elementi, zaman geçtikçe geliştirilmektedir. Hidrojenin bir diğer özelliği ise son derece kokusuz ve renksiz  olmasından kaynaklanmaktadır.  Bu gazın renksiz ve kokusuz olması nedeni ile tehlikesi de artmaktadır. Çünkü insan gözü ile görülemeyen bu gaz, fark edilmediği için patlama ve alev riski artmaktadır. Hidrojenin gazının özellikleri arasında önemli bir özelliği ise bu hidrojen elementinin atom yapısı, doğada bulunan tüm elementlerin atom yapısından çok daha kolay olmasıdır. Oldukça kolay bir yapısı olan hidrojenin bu özelliği nedeni ile bilim nedeni ile bilim adamlarının yaptıkları araştırmalar fazlasıyla  hızlı sonuç vermektedir.  Bunun sayesinde  insanlar hidrojeni  sıvı halde depolayarak, kullanımı ve sevkiyatını kolaylaştırmaktadır. Eğer hidrojenin böyle bir özelliği olmuş olmasaydı, hidrojenin kullanılması imkansız denecek kadar zor olmaktadır. Çünkü böylesine bir  gazın taşınması yada biriktirilmesi son derece zor olmaktadır.  Hidrojen genel olarak havadan daha hafiftir. Bu gazın hafif olması neden ile balon şişirme işlemleri başta olmak üzere birçok kullanım alanı geliştirilmektedir. Fakat bu gaz günümüzde bu gibi amaçlar ile kullanılmamaktadır. Bunun yerine yine oldukça hafif olan helyum gazı kullanılmaktadır. Bu gaz aynı zamanda günümüzde oldukça çok kullanıldığı  doğal gazdan daha da hafiftir. Hidrojen gazı, doğada serbest halde bulunmamaktadır. Bu güne kadar rastlanmamıştır ve yapılan araştırmalara göre rastlanmamaktadır. Fakat hidrojeni doğada bileşik halinde bulunabilmektedir. özellikle su içerisinde H2 O şekilde hidrojen bileşiği bulunmaktadır. Bu durum da aslında hidrojenin özellikleri arasında yer almaktadır. Hidrojenin basit atom yapısı içerisinde bir proton ve elektron bulunmaktadır.  

]]>
Hidrojen İyodür https://www.hidrojen.gen.tr/hidrojen-iyodur.html Sat, 17 Nov 2018 00:49:01 +0000 Hidojen İyodür: Normal halde hidrojen iyodür kimyasal formülü H1 çok keskin kokulu bir gazdır.Havada hidrojen iyodür yanıcı bir madde değildir ama rutubetli ve nemli bir hava durumunda dumanlı edilmelidir. Suda çözünür bir Hidojen İyodür: Normal halde hidrojen iyodür kimyasal formülü H1 çok keskin kokulu bir gazdır.Havada hidrojen iyodür yanıcı bir madde değildir ama rutubetli ve nemli bir hava durumunda dumanlı edilmelidir. Suda çözünür bir de etanol içinde çözünür, çözelti hidroiyodik asit olarak da isimlendirilir. Asidik güçlü bir aşındırıcı ile renksiz ya da çok soluk sarı bir sıvıdır.  Bu hidrojen halid neye konabilir. En kimyasal kararsız klor ve de brom hidrojen iyodür iyot yerinden olan çok güçlü bir indirgendir. Isı zehirli ile hidrojen iyodür iyot buharı yayınlayacak bir tür gazdır.

 Temel Bilgiler:
  •  Buhar Basıncı: 53.32kPa (-48.3 ℃) 
  •  Erime noktası: -50.8 ℃
  •  Çözünürlük: Suda çözünür 
  •  Bağıl yoğunluk: (su = 1) 5.23;
  •  Bağıl yoğunluk: (Hava = 1) 4.4
  •  Kararlılık: Kararlı
  •  Tehlike işaretleri: 5 (yanıcı gaz) 
  •  Kaynama noktası: -35.1 ℃
  •  pKa :: -5.2 
  •  Çince adı: hidrojen iyodür
  •  Latince adı: hidrojen iyodür 
  •  Kimyasal formülü: HI 
  •  Görünüm: renksiz gaz
  •  Moleküler Ağırlık: 127.93
 Temel Amaçları: sentetik iyodür, mantar ilaçları ve için ilaç hammaddeleri için de kullanılır. 
  •  CAS: 10034-85-2
  •  GB No: 22024 
  •  EC Numarası: 233-109-9 
Hidrojen İyodür: Kimyasal yöntem kuru kırmızı fosfor ile beraber ve temas halinde, ayrıca su mikro ısı çok az bir miktarı ile bir laboratuar. Cam çubuk U halinde boru ile kırmızı fosfor bir de ıslak yapışma içine oluşturulan gaz, toplanabilir. H2 I2 ısıtma 2h I, geri dönüşümlü reaksiyon. (Not: Reaksiyon beyaz fosfor, iyot beyaz fosfor maruz kullanamazsınız spontan olabilir)
  •  Sanayi de platin kara ve ya platin katalize direkmen sentezi ile hidrojen ve iyot asbest olur: H2 I2 ısıtma halinde 2h I, geri dönüşümlü reaksiyon da gösterebilir.
  •  Oksitlenmeye, uçucu olmayan bir asit ve iyodür etkileri: Nal H3PO4 = NaH2PO4 HI 
  •  Metalik olmayan hidrojen halide hidroliz: PI3 3 H2O = H3PO3 3 HI ↑ Onun çözümü güçlü olmayan radyoaktif  anaerobik hidroiyodik asit asidik. İnorganik asitlerin altı da biridir
Kimyasal Özellikler Hidrojen iyodür. Sulu çözültüsü hidroiyodik asit olarak bilinir. Hidriodik asit Iyothidrojenasit yüksek asidite fazla güçlü olduğunu dair bilgi yoktur, güçlü bir asit, perklorik asit değildir, fakat yayılma etkisi ile, su ve nitrik asit, hidroklorik asit, hidrojen iyodür asit gibi, nedenler ile karşılaştırma yüzden buzlu asetik asit içinde, bu asit karşılaştırma. Hidroiyodik iyonize hidrojen iyonu oksidasyon, hidrojen gibi hidriodik asit ve magnezyum basamağı olarak, aktif metal ve gümüş önceden eritilmeli.
]]>
Hidrojen Peroksit Saçkıran https://www.hidrojen.gen.tr/hidrojen-peroksit-sackiran.html Sat, 17 Nov 2018 13:37:47 +0000 Hidrojen Peroksit Saçkıran; Hidrojen Peroksit, bildiğimiz yara bakım solüsyonu olarak da kullanılmakta olan oksijenli sudur, yeni bir keşifmiş gösterilmeye çalışılsada, oksijenli su neredeyse, 20. yüzyılın başlarından Hidrojen Peroksit Saçkıran; Hidrojen Peroksit, bildiğimiz yara bakım solüsyonu olarak da kullanılmakta olan oksijenli sudur, yeni bir keşifmiş gösterilmeye çalışılsada, oksijenli su neredeyse, 20. yüzyılın başlarından beri kullanılmakta ve bilinmektedir. Son 20 senede, yaraların iyileşmesi ve pansuman için çıkan yeni ilaçlardan dolayı kullanımı git gide azalmıştır.

Yaraların temizliği ve bakımında pıhtının uzaklaşmasını sağlar ve bölgedeki mikropların bir kısmının üremesini önleme özelliğine sahiptir. Saçkıran için hidrojen peroksit tavsiye eden bir kişi vardır ve tıp alanında eğitim almamıştır. O yüzden pek fazla bu tip tavsiyelere itibar edilmemelidir.


Saçkıranda hidrojen peroksit kullanımı ile alakalı olan bir tek bilimsel çalışma yada, bir tek tıp doktoru tavsiyesi dahi bulmak çok zordur. Hiçbir tıp doktorunun tavsiye etmediği bir tedaviyi kimya mühendisi olan bir kişinin önermesi sağlık adına büyük şanssızlık olup, pek çok konuda, aynı şekilde tıp fakültesinde okumamış olan bir profesör önerisine rastlayabilirsiniz. Sağlık Bakanlığının'da bu konu ile herhangi bir önlemi olmadığından dolayı, iktisat profesörü bile kendince doktorluk yapmaktadır. Yani özetleyecek olursak, hidrojen peroksitin saçkıran için kullanımı tavsiye edilmemektedir.

]]>
Hidrojen İzotopları https://www.hidrojen.gen.tr/hidrojen-izotoplari.html Sat, 17 Nov 2018 19:29:03 +0000 Hidrojen İzotopları, doğada bir arada bulunan ve farklı kütle numarasına sahip hidrojen atamlarıdır. Doğada üç doğal izotopu bulunur ve bunlar sırasıyla 1H, 2H, ve 3H. Hidrojenin laboratuvar ortamında sentezlenen fakat doğ Hidrojen İzotopları, doğada bir arada bulunan ve farklı kütle numarasına sahip hidrojen atamlarıdır. Doğada üç doğal izotopu bulunur ve bunlar sırasıyla 1H, 2H, ve 3H. Hidrojenin laboratuvar ortamında sentezlenen fakat doğada gözlenemeyen çok kararsız izotopları da mevcuttur (4H arası 7H). Hidrojen atomunun doğada bulunan izotopları farklı isimlerle adlandırılır. Kütle numarası 1 olan izotop protiyum şeklinde okunup sembolü H şeklinde ifade edilir. Kütle numarası 2 olan D sembolü ile de gösterilirken döteryum şeklinde okunmaktadır. T sembolüyle gösterilen izotopun kütle numarası 3’tür ve trityum şeklinde okunur. 

Hidrojen İzotopları Ortak Özellikleri
  • Tüm izotoplarda olduğu gibi hidrojen elementinin de izotoplarının benzer özellikleri mevcuttur. Bunlar;
  • Tüm izotopların atom numaraları aynıdır ve 1’dir
  • Proton sayıları eşittir ve 1’dir
  • Elektron sayıları eşittir ve 1’dir
Hidrojen İzotopları Ortak Olmayan Özellikleri
  • Kütle numaraları farklıdır
  • Nötron sayıları eşit değildir 
  • Kimyasal özellikleri genelde benzer değildir
  • Fiziksel özellikleri genelde benzer değildir
Hidrojen İzotopları, Genel Özellikleri ve Kullanıldığı Alanlar
  • Hidrojen-1; Protiyum olarak da bilinen 1H hidrojen 99,98% oranla doğada en yaygın bulunan izotopudur. Nötron sayısı sıfırdır ve bu nedenle kütleyi temel olarak proton ve çok az da olsa elektron oluşturur.  
  • Hidrojen-2; Döteryum olarak da biline 2H, hidrojenin diğer kararlı izotopudur. Çekirdeği bir proton ve bir nötrondan meydana oluşur ve kütle numarası 2’dir. Dünyadaki hidrojenin yüzde 0,0184’ü döteryum olarak bulunmaktadır. Genellikle okyanus sularında bulunur. Bunun yanında havadaki gazın içerisinde de bulunur. Döteryum zehirli, radyoaktif ve toksik değildir. Su içerisindeki hidrojen döteryum ile değiştirilerek ağır su elde edilir. Döteryum, nükleer füzyon için potansiyel yakıt olarak kullanılır.
  • Hidrojen-3; Tridyum olarak bilinen 3H, radyoaktiftir. Çekirdeği bir proton ve iki nötrondan meydana gelir ve kütle numarası 3’tür. β− çözünmesi yaparak helyum-3'e dönüşür ve yarılanma ömrü 12.32 yıl olarak hesaplanmıştır.
  • Hidrojen-4; Laboratuvar şartlarında elde edilir ve yüksek kararsızlığa sahip izotoptur. Çekirdeği bir proton ve üç nötrondan meydana gelir ve kütle numarası 4’tür. Laboratuvar şartlarında trityum ile döteryumun çok hızlı çekirdeklerinin bombardımanı sonucu oluşur.
  • Hidrojen-5; Laboratuvar şartlarında elde edilir ve çok yüksek kararsızlığa sahip izotoptur. Çekirdeği bir proton ve dört nötrondan meydana gelir ve kütle numarası 5’tür. Laboratuvar şartlarında trityum ile trityumun çok hızlı çekirdeklerinin bombardımanı sonucu oluşur.
  • Hidrojen-6; Bu izotop üçlü nötron emisyonu yöntemiyle elde edilir.
  • Hidrojen-7; 7H bir proton ve altı nötrondan maydana gelir ve kütle numarası 7’dir. Hidrojenin Helyum-8 atomlarıyla bombardıman edilmesi sonucu sentezlenir.
]]>
Hidrojen Molekülü https://www.hidrojen.gen.tr/hidrojen-molekulu.html Sun, 18 Nov 2018 19:00:15 +0000 Hidrojen molekülü, birbirinden 0,75 a uzaklıktaki 2 atomun birleşmesinden oluşmaktadır. Aradaki bağ, 2 elektronun ortaklaşa kullanılmasından meydana gelmekte ve çok yüksek olan ayrışma enerjisi, molekülün çok kararlı o Hidrojen molekülü, birbirinden 0,75 a uzaklıktaki 2 atomun birleşmesinden oluşmaktadır. Aradaki bağ, 2 elektronun ortaklaşa kullanılmasından meydana gelmekte ve çok yüksek olan ayrışma enerjisi, molekülün çok kararlı olduğunu göstermektedir. Hidrojen, renksiz ve kokusuz bir maddedir. Havaya göre yoğunluğu 0,08'dir ve bu bakımdan cisimlerin en hafif olanıdır. Böylelilikle gözenekli çeperlerden diğer gazların tümünden daha hızlı geçmektedir. Aynı biçimde kızı derecedeki platin, demir ve iridyum gibi metallerden de sızmaktadır. Hidrojen helyumdan sonra sıvılaştırılması en zor olan maddedir. Dönüşül sıcaklığı -245ºC olan hidrojen atmosfer basıncında -255ºC kaynar,-260ºC' ta katılaşır. Oldukça iyi bir ısı ve iletken maddedir. Özellikle de kendi hacminin 1000 kat fazlasını çözündürebilen paladyum gibi kimi metaller tarafından kolayca soğutulur. Olağan hidrojen, molekül yapıları bakımından birbirinden farklı Ortohidrojen ile parahidrojen gibi 2 izomerini karışımından oluşmaktadır. Ortohidrojen oda sıcaklığında gazın dörtte üçünü meydana getirir; para hidrojenin oranı ise sıcaklık düştükçe artmaktadır. Parahidrojen ayrıca ortchidrojene göre daha uçucudur. Diğer yandan kusursuz bir elektrik iletkeni olması sebebiyle, karışımdaki niceliğini belirlemesini sağlar.

Hidrojen molekülünün özellikleri

Hidrojen moleküleri etkinleştirilmiş biçimleri dışında soğukta çokta etkili değildir. Sıcakta veya katalizörler eşliğinde pek çok tepkimeye girmektedir. Değerli bir element olması sebebiyle çok belirgin elektropozitif bir özellik taşımaktadır. Orta kuvvette bir indirgendir alkali metal oksitler (AL2O3) gibi çok kararlı bileşikleri kaldıramaz. Bununla beraber CuO, NiO vb. gibi pek çok metal oksidi indirger. Bu yolla katalizör olarak kullanılan çok ufaltılmış metaller elde edilmektedir.

Hidrojen molekülünün üretimi

Hidrojen molekülü sanayide sudan ve ya hidrojen içeren gaz karışımlarından (doğal gaz, kokhane gazı, petrol gazı)elde edilmektedir. Bunun yanında sudan, demir elektrotlar eşliğinde sodyum hidroksit ya da sulu bir alkali karbonat çözeltisinin elektrikle ayrıştırılması sonucu üretilir. Bu sırada katotta hidrojen, anotta oksijen açığa çıkmaktadır.

Hidrojen molekülünün kullanım alanları

Sanayi gazlarının en önemlisi olan hidrojen serbest durumda balonların şişirilmesinde uzun zaman kullanıldı. Ancak çabuk tutuşmasından dolayı pek çok kazaya yol açtı; bundan dolayı yerini helyuma bıraktı.

Hidrojen molekülü ayrıca pek çok kimyasal işlemde de kullanılır. Sanayisel olarak ta kullanılan hidrojen temel olarak aşağıdaki katalitik hidrojenleme tepkimelerinde kullanılmaktadır.

  • Metanol (CH3OH) bireşimi
  • Bitkisel yağları doyurma
  • Haber yöntemiyle amonyak(NH3) bireşimi
  • Alkenleri okso yöntemiyle aldehit ve alkollere hidroformilleme
  • Petrokimyada hidrojenle işleme

]]>
Hidrojen Oksit https://www.hidrojen.gen.tr/hidrojen-oksit.html Mon, 19 Nov 2018 11:41:13 +0000 Hidrojen oksit, kimya alanında kullanılan bir kelimedir. Kimya'da terim anlamı: Su, H2O’ dur.Hidrojen oksit tanımı:Hidr: Su ya da hidrojene işaret eden Latince bir ön ektir. Hidrojen oksit, kimya alanında kullanılan bir kelimedir. Kimya'da terim anlamı: Su, H2O’ dur.

Hidrojen oksit tanımı:

  • Hidr: Su ya da hidrojene işaret eden Latince bir ön ektir.
  • Hidro: Genel olarak karbon ile bor bileşiklerinde ki H atomuna işaret eden bir ön ektir. Suya işaret eden Latince bir ön ektir.
  • Oksi: Oksijen köprüsünü (-O-) ile gösteren bir ön ek, ara ek, son ek. Mesela; etoksi, metoksi, vb.

Hidrojen; Oksijenle birleşerek suyu oluşturan, atom numarası 1 olan, rengi, kokusu ve tadı olmayan bir gazdır. Çok az miktarda havada serbest olarak bulunur. Daha çok bileşikler halindedir. En önemli ve yaygın bileşiği sudur. (Suyun formülü H20) Suyun ağırlık bakımından % 11’i hidrojendir. 

Hidrojen, 16.asırda Paracellus tarafından keşfedilen, Cavandish tarafından ilk olarak 1766'da çalışılmış ve daha sonra yakıldığında su elde edildiği bulunmuştur. 1898'de ise, Dewar sıvı ve katı halde hidrojen elde etmiştir.

Hidrojenin geniş bir kullanılım alanı vardır. Amonyak, kömürden benzin elde edilmesi, organik bileşiklerin sentetik olarak elde edilmesinde, sıvı yağların katı yağ ile margarine dönüştürülmesi, oksijenle birlikte kaynak işinde kullanılır. Eskiden balonlar, zeplinler hidrojenle şişirilirdi. Hidrojen bombasının yapımı için kullanılan deteryum, bir hidrojen bileşimi olan sudan elde edilmektedir.

Oksijenin: bir element veya kökle birleşmesiyle oluşan madde. Su; Hidrojenle oksijenden oluşan, sıvı halde bulunan, renksiz, kokusuz, tatsız bir maddedir, ab. Meyve, sebze vb.nin sıkılması sonucu elde edilen sıvıdır. Bazı kokulu yaprak ya da çiçeklerin imbikten çekilmesi ile elde edilen kokulu sıvı. Yemeğin sıvı bölümü. Demiri ve demirden yapılan araçları ateşte kızdırdıktan sonra, suya batırılarak sağlanılan sertlik. Bu sıvıdan meydana gelen kitle, deniz, göl, akarsu. Katı halde buz, kaynama noktasından sonra (gaz) buhar halini alan sıvı.

]]>
Potasyum İyodür Hidrojen Peroksit https://www.hidrojen.gen.tr/potasyum-iyodur-hidrojen-peroksit.html Mon, 19 Nov 2018 17:07:54 +0000 Potasyum İyodür Hidrojen Peroksit, KI ile gösterilen organik bir bileşik olan potasyum ıyodür, sofra tuzu olarak kullandığımız sodyum klorüre oldukça benzeyen bir yapıya sahiptir. potasyum iyodür, radyoaktif sızınt Potasyum İyodür Hidrojen Peroksit, KI ile gösterilen organik bir bileşik olan potasyum ıyodür, sofra tuzu olarak kullandığımız sodyum klorüre oldukça benzeyen bir yapıya sahiptir. potasyum iyodür, radyoaktif sızıntı sonrasında havaya karışan radyoaktif iyoda karşı kullanılan bir bileşiktir. Radyo aktif sızıntı öncesinde 130 mg potasyum iyodür tüketilir ise radyoaktif sızıntı sırasında kan dolaşımına girecek olan radyoaktif iyot, tiroid tarafından emilmez. Potasyum iyodür sayesinde kan dolaşımında radyoaktif halde bulunan iyot 1 hafta içinde idrar ile dışarı atılır.

Hidrojen peroksit ise, H2SO2 kimyasal formülüne sahip olan, soluk mavi renkli suyla karıştığında ise renksiz hale gelen bir bileşiktir. Çok güçsüz bir asit olan Hidrojen peroksit kağıt sanayinde kağıtlara beyaz rengi vermek için kullanılır. Ayrıca dezenfektasyon, oksitleme, antiseptik üretimi ve roket yakıtı üretimi içinde kullanılmaktadır. Potasyum iyodür hidrojen peroksit ayrı ayrı kullanım alanlarına sahip iken ikisinin birleştirilmesi ile bir reaksiyon oluşmaktadır. Bunu birlikte inceleyelim.

Potasyum İyodür Hidrojen Peroksit Reaksiyonu Nedir

Dünyada bizim farkında olduğumuz yada olamadığımız sayısız reaksiyon gerçekleşmektedir. Ve tüm bu reaksiyonlar belli kurallar çerçevesinde gerçekleşmektedir. Bu kurallardan en önemlisi reaksiyonun istemliliğidir. Reaksiyon gerçekleştiği sırada enerji açaısından daha kararlı bir duruma geçiyor ise bu reaksiyon istemlidir. Bir reaksiyon ne kadar istemli olursa olsun yeteri kadar hızlı değilse reaksiyonun gerçekleşmesi günler aylar ve yıllar dahi sürebilmektedir. Potasyum iyodür hidrojen peroksitin reaksiyonunu artıran bir bileşiktir. Yani potasyum iyodür katalizör görevini üstlenir. Çünkü normal şartlar altında hidrojen peroksitin bozunması çok yavaş bir reaksiyondur. Potasyum iyodürün hidrojen peroksitin reaksiyonunu artırma özelliğini gösteren basit bir deney ile durumu daha net bir halde açıklayabiliriz. İhtiyacımız olan şeyler,

  • Boya, deterjan, potasyum iyodür, hidrojen peroksit

Boya, deterjan ve hidrojen peroksiti karışım haline getirdiğimizde ortamda herhangi bir köpük olup olmadığına bakabiliriz. Daha sonra bu karışımın üzerine bir miktar potasyum iyodür eklendiğinde ani bir köpük çıkışı meydana gelir. Potasyum iyodür hidrojen peroksitin bozunmasını hızlandırarak çıkan oksijen ile köpük oluştururken boya ise bu köpüğün rengini değiştirecektir. Fakat potasyum iyodür miktarında herhangi bir değişim olmaz. Sabit kalır. Potasyum iyodür reaksiyonu katalize etmiştir. Çünkü katalizatörlerin görevi reaksiyonu hızlandırırken kendilerinde bir değişim meydana gelmemesidir. Katalizatörler reaksiyonları oldurmazlar sadece hızını artırırlar, hızlandırırken de bunu reaksiyonun aktivasyon enerjisini azaltarak yaparlar. Reaksiyon aynıdır fakat sadece reaksiyonun mekanizması değişmiştir.

]]>
Hidrojen Oksijen https://www.hidrojen.gen.tr/hidrojen-oksijen.html Tue, 20 Nov 2018 14:59:42 +0000 Hidrojen Oksijen, adında bir element yoktur. Hidrojen bir elementtir, oksijen başka bir elementtir. Hidrojen oksijenden daha hafiftir. Bununla birlikte, oksijende hidrojende bileşik oluşturabilen elementlerdir. Hidrojen Hidrojen Oksijen, adında bir element yoktur. Hidrojen bir elementtir, oksijen başka bir elementtir. Hidrojen oksijenden daha hafiftir. Bununla birlikte, oksijende hidrojende bileşik oluşturabilen elementlerdir. Hidrojen elementinin sembolü ''H'' ile gösterilir. Atom sayısı 1'dir. 1 proton ve 1 elektrondan oluşmaktadır. Hidrojen bir ametaldir. Normal şartlarda kokusuz, tatsız, yanıcı ve renksizdir. Atom kütlesi 1.00794 gr/mol 'dür. Periyodik cetvelde  sol  üst köşede yer alan  en hafif elementtir. Hidrojen gaz halinde ve zehirsiz  bir  elementtir. Hidrojen bileşik  halinde bulunur, serbest halde bulunmaz.Oksijenden bile hafif olduğu için yer çekiminden  rahatça kurtulur. Bundan dolayı dünya atmosferi üzerinde bu gaz yer çekiminden sıyrılarak uzaya gider. Atom yapısına bakıldığında basit ve kübik bir yapıda olduğu söylenebilir. Güneş ve yıldızların  termonükleer tepkimeye verdiği ısının yakıtı hidrojendir. Uzayda  hidrojen en çok bulunan gazdır. Dünyada element olarak az bulunur ancak su elektroliz edilirse elde edilebilir.Günümüzde metan gazı da önemli bir hidrojen kaynağı olarak görülür. Hidrojen bir çok elementle bileşik oluşturabilir. Bunlardan en bilineni sudur. Çünkü su H2O, 2 hidrojen bir oksijenden meydana gelmiştir. Hidrojen yanınca geriye su kalır. Hidrojen, özellikleri  bakımından Kuantum mekaniğinin gelişmesinde etkili olmuştur. Hidrojenin farklı bir ametal ve gaz olduğunun anlaşılması 1700'lerden sonra olmuştur. Güçlü asitlerle metaller karıştırıldığında yapay yöntemle hidrojen açığa çıkar. Geçmişte hidrojen önceleri balon ve zeplinlerde kullanılmıştır. Daha sonraları ise helyum gazına geçilmiştir.  Hidrojen güneş ve rüzgar enerjisinin yardımıyla sudan üretilerek tekrar suya dönmesi sağlanabilir. Bu nedenle yakıt ve enerji olarak kullanılabilme olanağı vardır.

Oksijen: Oksijenin elementinin sembolü ''O'' dur. Element serisi kalkojendir. Kokusuz ve tatsızdır. Soluk açık mavi renklidir. Kolayca bileşik oluşturabilen, reaktif  bir elementtir.Oksijen normal  sıcaklıkta pasif, yüksek sıcaklıkta aktiftir. Oksijen kübik yapıda ve gaz halindedir. Çok az metal sıvı halde oksijeni absorbe eder. Metal katılaşmaya başlarsa oksijen metali terk eder. Helyum ve hidrojenden sonra uzayda en çok bulunan element oksijendir. Dünya üzerinde de en çok bulunan gaz oksijendir. Suyun kütlesinin %88 'i oksijendir. Canlıların yapısının büyük bir kısmını ise su oluşturur. Hemen hemen bütün atom ve hücrelerde oksijen bulunur. Yani oksijen canlılar için hayati bir öneme sahiptir. Aynı zamanda canlılar hücresel solunumu oksijen ile yapar. Oksijen endüstriyel yöntemlerle üretilebilen bir elementtir. Oksijen elementi 1774'de keşfedilmiştir.

Oksijen nerede kullanılır 
  • Hayatımızın her anında oksijeni kullanırız.
  • Dünya atmosferi oksijen ile korunmaktadır.
  • Çelik, plastik, tekstil, sanayisinde kullanılır.
  • Denizaltında, hava taşıtında, roket yakıtı olarak kullanılır.
  • Dalgıçlıkta ve uzay araçlarında yaşam destek fonksiyonu görür.

]]>
Hidrojen Ve Bor Enerjisi https://www.hidrojen.gen.tr/hidrojen-ve-bor-enerjisi.html Mon, 15 Apr 2019 19:02:16 +0000 Hidrojen Ve Bor Enerjisi; Enerji kaynakları genel itibari ile herhangi bir madde yardımı ile elde edilen ve enerji üretimini sağlamaya yarayan kaynaklardır. Genel itibari ile enerji kaynakları alternatif ve klasik yöntemlerde Hidrojen Ve Bor Enerjisi; Enerji kaynakları genel itibari ile herhangi bir madde yardımı ile elde edilen ve enerji üretimini sağlamaya yarayan kaynaklardır. Genel itibari ile enerji kaynakları alternatif ve klasik yöntemlerden elde edilmektedir. Genel itibari ile de birincil olarak kullanılan enerji kaynakları olarak petrol, kömür, doğalgaz, ile hidrolik enerjisi kullanılmaktadır. Bunun ile birlikte nükleer enerji ile diğer yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanıldığı da bilinmektedir. Diğer kullanılan enerji kaynakları için ise hidrojen ve bor enerjisi saymak mümkündür. Bu makalemizde sizlere bu iki maddenin enerji sektöründeki kullanımından bahsedeceğiz.

Bor Enerjisi

Bor enerjisi ülkemiz için oldukça önemli doğal kaynaklardan birisidir. Bu enerji türünü ülkemizin çıkarları doğrultusunda değerlendirip borun türevlerinden üretim ve enerji aşamasına geçmek gerekir. Yakın bir zamanda şu an motorlu araçlar için kullanılan petrolün yani mazot ve benzinin alternatifi olarak bor enerjisinin kullanılacağını belirtilmektedir. Bilim insanlarına göre dünyanın 400 yıllık enerji ihtiyacı tek başına karşılayabilecek oranda bor madeni bulunmaktadır. Bu madenin de yüzde 70’lik kısmı ülkemizde bulunmaktadır. Bu yönü ile bor madeni ve bu madenin enerjiye dönüştürülmesi noktasında ülkemizde önemli görevler düşmektedir. Zira bor enerjisi Türkiye’nin doğalgazı ve petrolü olarak değerlendirilebilir.

Hidrojen Enerjisi

Yenilenebilir enerji kaynakları hem ülkemiz açısından ve hem de tüm dünya için önemli bir faktördür. Yenilenebilir enerjiye geçme adına birçok yöntem kullanılmaktadır. Bunlar arasında

  • Güneş
  • Rüzgar
  • Jeotermal kaynaklar
  • Hidroelektrik

Hidrojen enerjisini saymak mümkündür. Özelikle de hidrojen ve bor enerjisi ülkemizde rezervi açısından oldukça fazla bulunması sebebi ile bu enerji kaynaklarını doğru bir biçimde kullanmak bizim açımızdan ayrı bir önemi bulunmaktadır.

Temiz bir enerji kaynağı olması bakımından hidrojen ve bor enerjisi oldukça değerli enerji türleridir. Özellikle de hidrojen enerjisinin birincil enerji kaynağı olarak üretilebilen bir yakıt olması bakımından ayrı bir yeri bulunmaktadır. Ancak bu enerji türü dünyada tek başına bulunmaması sebebi ile öncelikli olarak üretilmesi gerekmektedir. Oldukça maliyetli olan bu üretim için doğalgaz ve su gibi elementlerin ayrıştırılması ile ancak gerçekleştirilebilmektedir. Bu şekilde üretilen enerji için ise hidrojen pilleri yakıt hücresi adı verilmektedir. Özellikle de günümüzde kullandığımız otomobillerde bu enerji türü sıklıkla kullanılmaktadır. Hem benzin kullanılması ve hem de hidrojen enerjisinin kullanıldığı sistemler bulunmaktadır. Bu şekilde elde edilen yakıt yöntemine ise hibrid yani melez adı verilmektedir.

Hidrojen ve bor enerjisi son 20 yıl içinde çok daha etkin bir biçimde kullanıldığı ve ilerleyen süreçlerde daha geliştirileceği planlanmaktadır. Son yıllarda özellikle de İzlanda’da bu enerji kullanımı yöntemi test edilmekte ve en ideal seviye tespit edilmeye çalışılmaktadır. Hidrojen ile çalışan arabaların üretilmesi çalışması netice vermesi halinde ise seri üretime geçilecektir. Yapılan çalışmalar istenilen düzeye ulaşması durumu ile birlikte seri üretim tüm dünyaya tanıtılarak daha az maliyetli hale getirilmesi planlanmaktadır.

]]>
Hidrojen Dioksit https://www.hidrojen.gen.tr/hidrojen-dioksit.html Thu, 22 Nov 2018 04:48:04 +0000 Hidrojen dioksit, bir hidrojen ve iki oksijen atomundan oluşan ve HO2 formülüne sahip olan bir bileşiktir. Hidroperoksil olarak da bilinir. Oksijenin en nadir bulunduğu formlardan biridir. Hidrojen dioksit, süper oksitlerin Hidrojen dioksit, bir hidrojen ve iki oksijen atomundan oluşan ve HO2 formülüne sahip olan bir bileşiktir. Hidroperoksil olarak da bilinir. Oksijenin en nadir bulunduğu formlardan biridir. Hidrojen dioksit, süper oksitlerin veya diğer adıyla hiper oksitlerin en bilinen bileşiklerinin başında gelir. Oksijen o kadar kararsız bir formdadır ki bu çok çabuk yükseltgenme özelliğine sahiptir. pKa değeri 4.88 ‘dir. Kokusuz ve renksiz bir gazdır.
 
Hidrojen Dioksit Kimyasal Özellikleri 

Hidrojen (+1) yüküne sahipken, iki oksijen atomuna toplamda (-1) yük düşmektedir. Bu da oksijen başına düşen yükün (-0.5) olduğu anlamına gelir. Oksijen atomunun en kararlı olduğu yük (-2) veya (0) yüküdür. Ancak bu yüklerin dışına çıkıldığında özellikle de artıya doğru gittikçe oksijenin indirgenme isteği artmaktadır. Bu nedenle peroksit ve süper oksit formunda kararsızdır ve indirgenerek  (0) yüküne gitmeyi tercih eder. Bu nedenle de hidrojen dioksitin aşırı yükseltgen bir kimyasal olduğu söylenebilir. Bunun yanında HO2 bileşiği oksijen atomlarının eşleşmemiş elektronları sayesinde paramanyetik özelliktedir. Su ile çok şiddetli tepkime vererek indirgenme- yükseltgenme reaksiyonu sonucu oksijen gazı meydana getirir. 

Hidrojen Dioksit Eldesi: Süper oksit anyonunun su ile tepkimesinden elde edilir. 

Canlılarda Hidrojen Dioksit

Canlılarda radikalik halde bulunur ve iyonlaşarak radikalik hale geçer (O2 ⋅−). Neredeyse tüm aerobik hücrelerde moleküler oksijenin (O2) bir elektron alarak indirgenmesi sonucu meydana gelir. Hidrojen dioksit direkt olarak zarar vermez. Ancak, hidrojen peroksit kaynağı olması ve geçiş metalleri iyonlarının indirgeyicisi olması bu bileşiği canlılar için önemli kılar. Bu bileşik düşük pH değerlerinde daha reaktifdir ve oksidan perhidroksi radikali HO2 oluşturmak üzere protonlanır. Süperoksit radikali ile hidrojen dioksit radikali birbirleriyle reaksiyona girince moleküler oksijen ve hidrojen peroksit meydana gelir.

Ayrıca hidrojen dioksit bileşiği biyolojik tepkimeler için oksidant olarak önemli bir görev yapar. Lipit katmanında tokoferol ve doymamış poliyağ asitlerinin hidrojen atomlarının ayrılmasında önemli bir işlevi vardır. Lipit peroksidasyonunda da görev yapar.

Hidrojen Dioksit Çevreye Etkisi

Bir gaz olan hidrojen dioksit doğada atmosferik ozonun parçalanması reaksiyonunda görev alır. Doğada, troposfer tabakasında hidrokarbonların oksidasyonu sonucu oluşarak doğal ozon parçalanma döngüsüne katılır. Aşırı reaktif olması sayesinde özellikle de organik kirlilikler başta olmak üzere atmosferdeki birçok radikalin parçalanmasında görev yapar. Bu nedenle atmosferin temizleyicisi olarak adlandırılır. Bu nedenle de hidrojen dioksit jeokimyasal olarak çok önemli bir yere sahiptir.

]]>
Hidrojen Peroksit Diş Beyazlatma https://www.hidrojen.gen.tr/hidrojen-peroksit-dis-beyazlatma.html Fri, 23 Nov 2018 00:35:29 +0000 Hidrojen Peroksit Diş Beyazlatma, Yaş ilerledikçe dişlerde sararma meydana gelir. Çay, kahve ve sigara gibi maddelerde bulunan kromogenik maddeler bazı antibiyotik ilaçlar ve kaza sonrasında sinirlerde oluşan tahribat diş minesinin Hidrojen Peroksit Diş Beyazlatma, Yaş ilerledikçe dişlerde sararma meydana gelir. Çay, kahve ve sigara gibi maddelerde bulunan kromogenik maddeler bazı antibiyotik ilaçlar ve kaza sonrasında sinirlerde oluşan tahribat diş minesinin rengini değişerek sararmasına neden olur. Amerikan diş sağlığı komitesi yüzde üç hidrojen peroksit diş beyazlatma işlemini hem maddi açıdan uygun buluyor hemde tavsiye ediyor. 

Hidrojen Peroksit Diş Beyazlatma Nasıl Yapılır
  • Eczaneden bir şişe hidrojen peroksit alın.
  • Hidrojen peroksit oksijenli suyun kimyadaki ismi hidrojen peroksittir. 
  • Diş fırçası
  • Karbonat
  • Nane esansiyel yağı veya naneli diş macunu
Hidrojen peroksit genellikle ciltte oluşan yaraları iyi etmek için kullanılan bir maddedir. Ancak antiseptik özelliği sayesinde ağız hijyeni içinde oldukça faydalı olur. Üstünde yüzde üç hidrojen peroksit yazan ağız bakımı için oldukça güvenli olur. Dişlerinizi fırçalamadan önce hidrojen peroksiti ağız gargarası olarak kullanın. Bu işlem için tam bir dakika kadar hidrojen peroksit ile gargara yapın. Ağzınızda aynı diş macunu ile dişlerinizi fırçalar iken olduğu gibi köpürme olur. Bunun sebebi hidrojen peroksit ile bakterilerin birleşmesidir. Tam bir dakika geçtikten sonra musluğa tükürün ağzınızı bol su ile yıkayarak tükürün. Daha sonra normalde yaptığınız gibi dişlerinizi fırçalayın. Haftada bir defa hidrojen peroksit ve karbonatın içerisine tam bir çay kaşığı hidrojen peroksit dökerek iyice karıştırın macun kıvamına getirin. Kıvamı aynen diş macunu kıvamında olması gerekir. Bunun için karışımın içine biraz karbonat veya hidrojen peroksitte ilave edebilirsiniz. Bu karışım sayesinde dişleriniz beyazlar. Bu karışımı evdeki diş macunu kıvamına getirmek istiyor iseniz içine nane esansı veya nane yağı ilave edebilirsiniz. Haftada iki kez bu karışım ile dişlerinizi beyazlatabilirsiniz ancak diş minesine zarar verebileceğinden dolayı haftada sadece iki defa yapmanız yeterli olur. Dişlerinizi beyazlığını korumak için sigara, kahve ve çaydan mutlaka uzak durmanız gerekir. 
]]>
Hidrojen Döngüsü https://www.hidrojen.gen.tr/hidrojen-dongusu.html Fri, 23 Nov 2018 20:30:24 +0000 Hidrojen Döngüsü, Hücrelerde nükleik asitlerin enerji aktarımına yardımcı olan adenozin trifosfat (ATP) molekülünde, dişlerin yapısında, hücre zarında ve kemiklerin yapısında bulunmaktadır. Hidrojen döngüsü diğer elemen Hidrojen Döngüsü, Hücrelerde nükleik asitlerin enerji aktarımına yardımcı olan adenozin trifosfat (ATP) molekülünde, dişlerin yapısında, hücre zarında ve kemiklerin yapısında bulunmaktadır. Hidrojen döngüsü diğer elementler gibi doğal bileşikler halinde bulunmaktadır. Ancak bu bileşikler su içinde hiçte kolay çözünmezler. Hidrojen bileşikleri özellikle de hayvansal, kemik, kabuk, kemik ve doğal kayaçlarda bulunmaktadır. Bu bileşikler sülfirik asit ve nitrat asit gibi bazı bileşikler ile reaksiyona girer. Su içinde kolay, kolay çözünemeyen hidrojenli bu bileşikler bu yol ile çok kolay çözünür. Oluşan bu fosfat tozları bitkiler tarafından absorbe edilir. Bitkilerin hayvanlar tarafından besin olarak yenilmesi ile hidrojende dolaylı yoldan hayvanlara geçmiş olur. Hidrojen organizma artıkları ile toprağa geçer veya çözünmeyen bileşikler biçiminde kabuk, kemik ve diş yapısına katılmaktadırlar. 

Hidrojen döngüsü fosfat bileşiklerini ihtiva etmektedir. Hidrojen döngüsünün temelinde hidrojenin denizlerden kayalara yada karalardan denizlere taşınmasını meydana getirir. Hidrojenli kayalarda fosforun bir bölümü erozyon yolu ile su içinde çözünmüş hale gelmektedir. 



]]>
Hidrojen Reaktörü https://www.hidrojen.gen.tr/hidrojen-reaktoru.html Sat, 24 Nov 2018 03:12:39 +0000 Hidrojen reaktörü, içinde nükleer füzyon meydana gelen ve kullanılması mümkün enerjiyi açığa çıkaran reaktördür. Termonükleer reaktör de denir. Bu tür reaktörlerin gerçekleştirilmesi için bazı ülkelerde yoğun çalış Hidrojen reaktörü, içinde nükleer füzyon meydana gelen ve kullanılması mümkün enerjiyi açığa çıkaran reaktördür. Termonükleer reaktör de denir. Bu tür reaktörlerin gerçekleştirilmesi için bazı ülkelerde yoğun çalışmalar yapılmaktadır. Füzyon reaktörlerinde karşılaşılan sorun, plazmayı, ısısını çoğaltmak için verilmesi gereken enerjiden daha çok enerji alabilecek biçimde reaktör içerisinde tutabilmek ve enerjiyi kullanmak mümkün bir biçimde ortaya çıkarmaktır. Füzyon meydana geldiği zaman açığa çıkan enerjinin, tekrar bu sırada meydana gelen bremsstrahlung ışınımı ile kaybedilen enerjiden daha çok olması için plazma ısısı yeteri kadar yüksek olmalı, yani ateşleme ısısı denen ısıyı geçmelidir. Bilinen en az  ateşleme ısısı, kütle değeri 2 olan hidrojen ile kütle değeri 3 olan hidrojenin yani döteryum ve trityum çekirdeklerinin füzyonunda görülür.

Dünyadaki Hidrojen Pazarı

Hidrojen üretimi gerektiğince büyüyen ve geniş bir endüstridir. Bütün dünyada, 2004 senesinde imal edilen toplam hidrojen 50 milyon tondur ve bu imal edilen hidrojenin petrol cinsinden karşılığı 170 milyon ton etmektedir. Yıllık büyüme miktarı aşağı yukarı yüzde 10 düzeyindedir. ABD’de 2004 senesinde aşağı yukarı 11 milyon ton üretim gerçekleştirilmiştir ve bunun sayısal değeri enerji cinsinden karşılığı 48 gigawatt’tır (karşılaştırılacak olursa, 2003 senesindeki ortalama elektrik üretimi 442 gigawattır.  

Hidrojen reaktörü, hidrojenin depolanması ve nakledilmesi gerektiğince pahalı bulunduğu için, üretimin büyük oranı çevresel olarak gerçekleşmiş ve genelde yapımcı firma yönünden derhal tüketilmiştir. 2005 itibarıyla, bütün dünyada, bir sene ortamında imal edilen hidrojenin ekonomik sayısal değeri 135 milyar ABD doları’dır.

Hidrojen, sentetik bir enerji taşıyıcısıdır. Üretim kaynakları son derece bol ve çeşitlidir. Bunların en başta gelenleri, kömür, su ve doğalgazdır. Hidrojen, tanınan bütün yakıtlar içinde birim ağırlık başına en yüksek enerji değerine sahiptir (120,000 kJ/kg). Sıvı durumuna dönüştürüldüğünde gaz durumundaki hacminin yalnızca 1/700'ünü kaplıyor. Saf oksijenle yandığında yalnızca su ve ısı açığa çıkarmaktadır. Hava ile yandığında ise azot oksitler açığa çıksa da başka yakıtlara oranla kirliliği son derece az. Dünyada imal edilen hidrojenin çok büyük bir bölümü, metanın su buharı ile katalitik olarak oksidasyonu tekniği ile doğal gazdan elde edilmektedir. Doğal gazdan başka hidrokarbon yakıtlardan da (metanol, LPG, Nafta, Benzin) su buharı ile katalitik olarak hidrojen üretilebilmektedir. Hidrojen reaktörü yardımıyla, hidrojen, seçenek olarak, saf oksijen, piroliz ya da hava ile kısmi oksidasyon ve ototermal reforming (kısmi oksidasyon ve su buharı oksidasyonu bir arada) tepkileri ile de üretilebilmektedir.




]]>
Hidrojen Hücresi https://www.hidrojen.gen.tr/hidrojen-hucresi.html Sat, 24 Nov 2018 09:32:31 +0000 Hidrojen hücresi, Hidrojen yakıt hücresinin ilkeleri ilk olarak Alman bilim adamı C. F. Schönbein tarafından 1838 de bulunmuş ve "Philosophical Magazine" dergisinin Ocak 1839 nüshasında yayımlanmıştır. Bu çalışmadan esi Hidrojen hücresi, Hidrojen yakıt hücresinin ilkeleri ilk olarak Alman bilim adamı C. F. Schönbein tarafından 1838 de bulunmuş ve "Philosophical Magazine" dergisinin Ocak 1839 nüshasında yayımlanmıştır. Bu çalışmadan esinlenen Gallerli bilim adamı W. R. Grove 1843 de, günümüz fosforik asit yakıt hücresinde kullanılanlara benzer malzemeler kullanarak ilk yakıt hücresini geliştirdi. 1955 de, General Electric firmasında çalışan bir kimyacı olan W. T. Grubb, orijinal yakıt hücresi tasarımını, elektrolit olarak sülfonatlaştırılmış polisitiren iyon-değişim membranı kullanarak geliştirdi. Üç yıl sonra bir başka General Electric çalışanı olan L. Niedrach, hidrojenin okidasyonu ve oksijenin edüksiyonu için katalizör görevi yapan, membran üzerine platin kaplama yöntemini geliştirdi. Bu hücre daha sonraları 'Grubb-Niedrach yakıt hücresi' olarak anılacaktır. General Electric firması bu teknolojiyi NASA ile beraber daha da geliştirdi. Gemini uzay projesinde de ilk ticari yakıt hücresi kullanıldı.

Hidrojen hücresi: Yakıt hücresinin çalışma ilkesi, kataliz temeline dayanır; tepkimeye giren yakıtın elektron ve protonları ayrılır, elektrolit iletken olmadığından elektronlar bir elektronik devre üzerinden geçmeye zorlanır ve bu şekilde elektrik akımı üretilmiş olunur. Bir diğer katalitik prosesle de, geri toplanan elektronların protonlarla ve oksitleyiciyle birleşerek atık ürünlerin tasarımı örneğinde, protonu ileten bir polimer membran, katot ve anot birbirinden ayrılır. Proton değişim mekanizmasının tam anlaşılamadığı 1970'lerde bu hücre, "katı polimer elektrolitli yakıt hücresi" olarak isimlendirildi.

Anot tarafında hidrojen, anot katalizöre yayılarak proton ve elektronlara ayrışır. Protonlar membran üzerinden katoda ilerlerken, elektronlar da, membranın elektriksel olarak yalıtkan olması sebebiyle harici bir devre üzerinden akar ve elektrik akımı ortaya çıkar. Oksijen molekülleri katot katalizör üzerinde elektron ve protonlarla reaksiyona girerek su oluşturur.

Bu saf hidrojen tür yakıt hücrelerine ilaveten, dizel, metanol ve kimyasal hidrürler gibi hidrokarbon yakıtlar da vardır. Bu tip yakıt hücrelerinin atıkları ise karbondioksit ve sudur.

Yakıt hücrelerinde çeşitli malzemeler kullanılır. Elektrot–bipolar plakalar çoğunlukla metal olup daha yüksek verim eldesi için platin, nano demir tozu ya da paladyum gibi bir katalizörle kaplanmıştır. Karbon kâğıt bunları seramik ya da suni membrandan yapılmış elektrolitten ayırır.

Tipik bir PDMYH 0,6 ile 0,7 Volt arasında voltaj meydana gelir. Değişik faktörler sebebiyle akım arttıkça voltaj azalır:

  • Aktivasyon kayıpları
  • Kütle taşınım kayıpları
  • Hücre bileşenleri ve iç bağlantıların direnci nedeniyle voltaj düşüşü

İstenen miktarda enerji elde etmek için, yakıt hücreleri seri ya da paralel devreler durumunda bağlanabilir. Seri devreler daha yüksek voltaj, paralel devreler daha yüksek akım çekilmesine imkan verir. Bu tür yapılar "yakıt hücresi yığını" olarak isimlendirilir. Ayrıca, her hücreden daha kuvvetli akım çekebilmek için hücre yüzey alanıda çoğaltılabilir.

]]>
Hidrojen Elektroliz https://www.hidrojen.gen.tr/hidrojen-elektroliz.html Sun, 25 Nov 2018 01:05:23 +0000 Hidrojen elektroliz, HHO reaktör ile su (H2O) elektroliz etkilenerek iki hidrojen atomu ayrışarak açığa çıkan hidrojen gazının bir takım süreçten geçirilerek motorlarda yakıt olarak kullanılması ve sunulmasıdır. Buna kısac Hidrojen elektroliz, HHO reaktör ile su (H2O) elektroliz etkilenerek iki hidrojen atomu ayrışarak açığa çıkan hidrojen gazının bir takım süreçten geçirilerek motorlarda yakıt olarak kullanılması ve sunulmasıdır. Buna kısaca hho denilmektedir. 1874 yılında Jule VERNE şu sözleri ile Hidrojene vurgu yapmıştır.''Hidrojen ve Oksijenin bileşiminden oluşan su, bir gün yakıt olarak kullanılacaktır.'' Evrenin %75'ini oluşturan suyun ve yıldızların yapı taşı hidrojendir. Bir litre su 1.860 litre hho gaz üretebilir. Her gram sudan 34,116 kalori üretebilmektedir. 1 lt su ile sürüş 1000-1500 km yol alma veya 30-40 kullanım için yeterli olmaktadır. Hidrojen oktan sayısı 130-132 civarındadır. Hidrojen elektroliz kısaca motorlu araçlarda kullanılan yakıttır.

Oktan sayısı; motorun yük altında ve boşta düşük devirlerde yaptığı vuruntu olarak da adlandırılmıştır. Vuruntu motorun performansını düşürmekte ve ömrünü azaltmaktadır. Düşük oranlı yakıtta sebep olmaktadır. Benzinli veya dizel kara ve deniz araçlarında karbon esaslı yakıtla karışım yapılarak %12-62 ye varan tasarruf yapılmasıdır. Petrol türevli yakıtların daha az tüketilmesini sağlamaktadır. Enerji dönüşümleri iki şekilde oluşur.

Termal, Patlama esnasında ısı olarak açığa çıkar. Bu durum enerjinin %70 'ine denk düşmektedir. Termal enerjiyi kinetik enerji olarak kullanabilmek için ''Turbo''sistemi kullanılmaya başlanmıştır. Turbo temelde, türbin hava sıkıştırma yöntemiyle silindir içerisine aşırı hava pompalamaktır. Hava miktarı arttıkça o kadar şiddetli olur ki buna bağlı olarak da yakıt daha verimli yanmaktadır. Turbo egzozdan çıkan gazların basıncını kullanarak pompalama yapar. Motora ilaveten kinetik enerji vermektedir.

Kinetik, Silindir içerisindeki enerji patlama esnasında hareket enerjisine yakıtın %30'u dönüşür. Şu formülle gösterilir: E=1/2 m.c2'dir. Silindir içerisinde pistonun hareket etmesini sağlamaktadır. 
]]>
Hidrojen Peroksit Sterilizasyon https://www.hidrojen.gen.tr/hidrojen-peroksit-sterilizasyon.html Sun, 25 Nov 2018 16:02:04 +0000 Hidrojen Peroksit; H2O2 formüllü ve yoğun olan bir sıvıdır. Kararsız bir yapıya sahiptir ve suya göre viskozitesi (akmazlık) daha yüksektir. Çok güçsüz bir asit olan bileşiktir. Hidrojen peroksit, oksijenli su olara Hidrojen Peroksit; H2O2 formüllü ve yoğun olan bir sıvıdır. Kararsız bir yapıya sahiptir ve suya göre viskozitesi (akmazlık) daha yüksektir. Çok güçsüz bir asit olan bileşiktir. Hidrojen peroksit, oksijenli su olarak da bilinir. Oksijenli su dediğimiz bu madde soluk mavi renkli olup sulandırıldığında renksiz ve kokusuz olup su içinde çok kolay çözünür. Çözünürken ki en güçlü katalizör ise plantin'dir. Alkolde de çözünür ve su ile oksijen vermek amacıyla bozunur. Saf olduğu durumda -0,43 derece sıcaklıkta donar ve 150,2 derece sıcaklıkta ise kaynar. Hidrojen peroksit % 90'lık bir çözelti durumunda patlayıcı bir özellik taşımazken % 75 - % 90 arasındaki derişim durumunda patlayıcı bir davranış sergileyebilir. Saf hidrojen peroksit yavaşça bozunabilir ve bozunmasını durdurmak amacı ile saflaştırma veya bazı kararlılık veren, 8-hidroksikkinolin, sodyum piro fosfat ve alkali metal silikat gibi maddeler katılarak durdurulabilir. 

Hidrojen Peroksit Elde Edilişi;
  • BaO2 + H2SO4 = BaSO4 + H2O2 (500 derece sıcaklıkta)  veya
  • H2S2O8 + 2H2O = 2H2SO4 + H2O2 (Elektroliz yolu ile) ya da
  • Etil antrakinonun otoksidasyonundan da elde edilir.
Hidrojen Peroksit Kullanım Alanları; 
  • Kağıt sanayiinde beyazlatıcı olarak 
  • Sanayide oksitleyici madde olarak
  • Sağlık sektöründe antiseptik üretiminde 
  • Roket yakıtı üretiminde görüldüğü gibi kullanım alanı oldukça geniştir. 
Hidrojen Peroksit Sterilizasyon; 

Bu uygulama genellikle sağlık sektöründe kullanılan malzemelerin sterilize edilmesinde kullanılmaktadır. Bu işlem plazma sterilizasyon olarak bilinir ve sterilizasyon cihazı kullanılarak ameliyathane malzemelerinin temizlenmesi için uygulanır. Sağlık ve kozmetik sektöründe de kullanılmaktadır. Ayrıca yaraları temizlemek amacı ile kullanılır. Gündelik hayatta temizleme amaçlı da kullanılabilmektedir. Kötü kokuları gidermek, kıyafetler üzerindeki çoğu lekeyi çıkarmak, ağız bakım suyu olarak, diş fırçalarını dezenfekte etmek, ve diş beyazlatmak amacıyla, bulaşık makinesini temizlemek amacı ile, buzdolabını ve asansör gibi makinaları sterilize etmek ve temizlemek amacı ile, sürekli olarak tekrarlayan mantarlar için antiseptik olarak, küfleri temizlemek amacı ile, sivilcelerden kurtulmak amacı ile, yerleri temizlemek amacı ile, evdeki kokuları gidermek amacı ile, lavabo ve tuvaleti temizlemek amacı ile, çocukların oyuncaklarını temizlemek amacı ile, arıtma sanayiinde dezenfektan olarak, kulakları temizlemek amacı ile, tırnak mantarını gidermek amacı ile, tül ve perdelerde temizleyici ve beyazlatıcı olarak;
 Görüldüğü gibi bir çok yerde ve alanda genellikle dezenfektan olarak kullanılmaktadır. Fakat burada dikkat edilmesi gereken kısım Hidrojen peroksit yani oksijenli su maddesinin bu alanlarda saf olarak değil sulandırılarak ( seyreltilerek ) kullanılmasının gerektiğidir. 

Hidrojen Peroksitin Zararları; 
  • Isıtılması yaygınlara ve ani patlamalara neden olur,
  • Yoğun olarak uygulanan hidrojen peroksit gözü yakar ve kalıcı hasara sebep olur,
  • Isı ile temas etmesi durumunda yanıcı bir madde haline dönüşür, bu nedenle ısı ile temasından kaçınılmalıdır,
  • Aşındırıcı ve yakıcı özelliğe sahip olduğu için sulandırılmadan cilde uygulanması cildi tahriş eder. 
]]>
Hidrojen Peroksit Saç https://www.hidrojen.gen.tr/hidrojen-peroksit-sac.html Sun, 25 Nov 2018 23:11:25 +0000 Hidrojen peroksit saç, Hidrojen peroksit ile saç arasındaki ilişkiyi duyunca eminim pek çoğunuz şaşırmamışsınızdır. Özellikle lise yıllarında büyük bir çoğunluk mutlaka hidrojen peroksitle saç açmayı Hidrojen peroksit saç, Hidrojen peroksit ile saç arasındaki ilişkiyi duyunca eminim pek çoğunuz şaşırmamışsınızdır. Özellikle lise yıllarında büyük bir çoğunluk mutlaka hidrojen peroksitle saç açmayı en azından bir kez denemiştir. Evet hidrojen peroksitin saç açma özelliği vardır. Hatta eğer saçınızı evde kendiniz boyuyorsanız mutlaka, kutunun içinden saç boylarının yanında çıkan beyaz peroksit şişesini görmüşsünüzdür. Hazır saç boyalarının içinde bulunan hidrojen peroksit saç boyasının içeriğine ve rengine göre derecelendirilmiş özelliktedir. Ama eczanelerde hidrojen peroksit adı altında şişe halinde satılmaktadır. 

Hidrojen peroksit saçı nasıl açar ve nasıl kullanılır

Hidrojen peroksit tek başına çok kuvvetli bir saç açma özelliğine sahip değildir. Ayrıca boyalı ve koyu renk saçlarda saçı açma etkisi çok düşüktür, hidrojen peroksit saç açma etkisini daha çok doğal ve açık renkteki saçlar için göstermektedir.

Hidrojen peroksit tek başına kullanıldığında saç açma etkisine sahiptir. Yalnız saçta tam anlamıyla net bir renk elde edemezsiniz. Saçın güneş alan yerleri ile dipte kalan kısımları arasında bariz bir fark meydana getirir. Ayrıca hidrojen peroksit saçtaki keratini yok ettiğinden dolayı yıpratıcı bir etkiye de sahiptir. Hidrojen peroksiti saçlarınızda kahve ve siyah renk tonlarına uyguladığınızda maksimum bir ton açılma elde edebilirsiniz. Ve ortaya çıkan açılma etkisi sizi pek tatmin etmez. Hatta saçta turuncu bir renk etkisi yaratması da olasıdır. Tabi ki herhangi bir hidrojen peroksiti saça uygulamak da doğru değildir. Çok koyu renkli saçlarınız varsa %9'luk bir peroksit, açık saçlarda ise %6 oksidasyon oranına sahip bir hidrojen peroksit kullanılması gerekir.

Hidrojen peroksitte serbest hale gelmiş olan oksijen, saçta renk açıcı bir etki oluşturur. Direk olarak saçtaki melanin yani renk verici maddeye etki eder. Hidrojen peroksit saçtaki gözenekleri açtığından dolayı saçın yapısını bozarak daha kolay yıpranma ve kırılma sağlamaktadır.

Hidrojen peroksit kozmetikçiler de ve eczanelerde satılmaktadır. Kutu şeklindedir. Oksidasyon dereceleri %3,6,9,12 şeklindedir. Oksidasyon derecesi saçın rengi ile alakalıdır. Bir boyama kabına boşaltılarak fırça yardımı ile saça sürülür. Saça uygularken mutlaka bir eldiven kullanmanız gerekir. Ellerinizde beyazlamalar şeklinde aşınmalar oluşabilir. Hidrojen peroksiti saç diplerinize uygulamayın. 1 cm boşluk bırakarak sürün. Saçta 15 dakika kadar bekletmeniz yeterlidir. Sonrasında yıkama yapabilirsiniz. Saçın nemini aldığından sonrasında nemlendirici bir ürün ile bakım yapmalısınız. 

   

]]>
Hidrojen Katalizörü https://www.hidrojen.gen.tr/hidrojen-katalizoru.html Mon, 26 Nov 2018 10:26:21 +0000 Hidrojen Katalizörü; Rutgers Üniveersitesi'nden kimyager olan kişiler temiz hidrojen yakıtı elde etmenin önünde olan maliyet engelinin yok etmek için bir teknoloji geliştirdiler. Yeni geliştirilmiş olan bir hidrojen katalizör te Hidrojen Katalizörü; Rutgers Üniveersitesi'nden kimyager olan kişiler temiz hidrojen yakıtı elde etmenin önünde olan maliyet engelinin yok etmek için bir teknoloji geliştirdiler. Yeni geliştirilmiş olan bir hidrojen katalizör teknolojisi sayesinde pahalı platin teknolojileriyle yarışabilecek olan bir teknoloji geliştirildi. Normal şartlarda elektroliz reaksiyonuyla suyu hidrojen ve oksiyene gerçekten çok maliyetli bir iştir. Ancak yeni geliştirilmiş olan hidrojen katalizör, bugünün şartlarına kadar geliştirilmiş en ucuz en verimli kataliz olacaktır. Hidrojen uzun zamandır fosil yakıtların zararlarını karşılayabilecek olan önemli bir yakıt teknolojisidir. ' Biz devam edilebilir bir kimyasal hidrojen katalizör geliştirdik, doğru endüstriyel kullanım şekliyle bunu hayata geçirebileceğimizi düşünüyoruz" demektetir Kimya ve Biyokimya Yrd. Doç. Tewedros Asefa. Yrd. Doç. Tewedros Asefa ve meslektaş arkadaşları karbon nanotüplere dayalı yeni bir hidrojen katalizör inşa ettiler. Elektroliz reaksiyonlarını ticari açıdan uygulanabilir şekile getirebilmek hidrojeni yeşil yakıt şekline getirebilmek için çok önemlidir. Bu zamanlarda hidrojenin metandan elde edildiği fakat halen çevreci bir yakıt sayılmadığı görülmüştür. Elektroliz yoluyla hidrojen üretmek için elektrik kullanıldığından bu enerjinin güneş, rüzgar ve hidro enerjiyle elde edilmesi ya da karbonsuz nükleer enerji yolu ile elde edilmesi mümkündür. Hatta elektroliz için fosil yakıt kullanılması bile emülsiyon kontrolünü sağlamak açısından yüksek bir şekilde verim sağlananabilir. Bundan ötürü Dünya'da çevreyi kirleten miyarlarca araç ve bu tür uygulamalar durdurulabilir.

Hidrojen katalizörü ise, geçen zaman içinde Angewandte Chemie International Edition bilimsel dergisinde yayınlanmış olan rapora göre ' asal metalsiz olan zengin karbon nanotüp ' teknolojisi sayesinde hidrojen katalizörce evrilmiş olan zengin platine yaklaşık üretim verimi mümkündür. Ayrıca hidrojen katalizör asidik, nötral ya da bazik şartlarda iyi bir şekilde çalıştığından dolayı oksijenden evrilmiş olan hidrojen katalizörler arasında en güzel seçenek gibi durmaktadır. Bilim adamları hidrojen katalizörün patenti için Rutgers Teknoloji Ofisi Ticarileştirmesine başvuruda bulunmuşlardır. Diğer bilim adamları ise bu vasıta ile hidrojen katalizörden faydalanabileceklerdir. Hidrojen yoluyla çalışan arabalar Kaliforniya'da bir zamandır kullanılıyor. Bu teknoloji sayesinde maliyet en aza indirgenmiş olacaktır.
]]>
Hidrojen Yakıt Hücresi https://www.hidrojen.gen.tr/hidrojen-yakit-hucresi.html Tue, 27 Nov 2018 00:39:29 +0000 Hidrojen Yakıt Hücresi, Yakıt hücreleri, kimyasal reaksiyon sonucu elektrik üreten ve yakıt olarak da hidrojen, metanol gibi maddeler kullanan cihazlardır. Hidrojen yakıt hücreleri yan ürün olarak yalnızca su üreten son d Hidrojen Yakıt Hücresi, Yakıt hücreleri, kimyasal reaksiyon sonucu elektrik üreten ve yakıt olarak da hidrojen, metanol gibi maddeler kullanan cihazlardır. Hidrojen yakıt hücreleri yan ürün olarak yalnızca su üreten son derece çevre dostu cihazlardır. Hidrojen yakıt hücreleri ilk defa uzay mekikleri ve diğer yüksek teknoloji uygulamalarında temiz ve etkili güç kaynağı gerekli olduğunda kullanılmaya başlandı. Ama günümüzde hidrojen yakıt hücreleriyle çalışan otomobillerle, otobüslerle seyahat edilmektedir.

Hidrojen yakıt hücresi: Yakıt hücresinin çalışma ilkeleri, kataliz temeline dayanır; tepkimeye giren yakıtın elektron ve protonları ayrılır, elektrolit iletken olmadığından elektronlar bir elektronik devre üzerinden geçmeye zorlanır ve bu şekilde elektrik akımı üretilmiş olur. Bir başka katalitik prosesle de, geri toplanan elektronların protonlarla ve oksitleyiciyle birleşerek atık ürünlerin su, karbondioksit ve ısı açığa çıkmaktadır.

Hidrojen yakıt hücresi çalışma prensibi: 

Hidrojen anot elektrota, oksijende katot elektrota gönderilir. Anot elektrota toplanan hidrojen molekülü, anot üzerinde yer alan küçük kanallar geçerken elektron bu molekülden ayrılarak ve molekül iyon yapıya dönüşür. Elektron geçişine izin vermeyen elektrolit sadece hidrojen iyonunun geçişine ve katot elektrota ulaşmasına izin verir. Elektronsa harici bir devreden katoda gönderilir. Katotta buraya gönderilen O2 elektrolit üzerinde gelen hidrojen iyon ve dış devreden gelen elektron tepkimeye girerek çevrimi tamamlar. Açığa ise saf su çıkar. Dış devre üzerindeki elektron hareketiyse elektrik akımını oluşturur. Bu elektrik akımı direkt (DC) bir akımdır. Reaksiyon neticesi ayrıca ısı enerjisi de elde edilir. Yakıt pillerinde reaksiyonun hızını arttırmak için katalizör kullanımı da  düşünülebilir.

Yakıt pilindeki anot, katot ve elektrolitten oluşan her bir birime "Membran Elektrot Grubu" denir. Her bir membran elektrot grubundan sağlanan elektriksel gerilim değeri 1.2 volt düzeylerinde iken bu değer reel değer olarak 1 voltun altına düşer. Yüksek gerilim elde etmek için ise her bir membran elektrot grubu seri olarak bağlanır ve istenilen gerilim seviyesine ulaşılır. Bu sisteme "Yakıt Pili Ünitesi" ismi verilir. Daha yüksek akım elde etmek için ise temelde yüksek akımlara ulaşmak için tepkimeye giren molekül sayısını arttırmak gereklidir. Bu ise anot, katot ve elektrolit yüzeylerinin arttırılmasıyla sağlanabilir.

T1 atık ısı sıcaklığı ve T2 maksimum çalışma sıcaklığı olup bu sıcaklık arttıkça verim artmaktadır. Fakat bu sıcaklık malzeme dayanım limitleriyle sınırlıdır. Hidrojen için bu teorik verim değeri üst ısıl değer için % 83 alt ısıl değer için ise % 98 seviyelerindedir. Teorik hidrojen yakıt pili teorik hücre gerilimiyse 1.229 volttur. Gerçekteyse bu gerilim, kayıplar sebebiyle 1 voltun altına düşmektedir. Dolayısıyla gerçek verimde teorik verimin altında oluşmaktadır.

Yakıt pillerinin verimi yüksek olduğu kadar enerji yoğunluğu da yüksektir. 2 MW’lık bir güç istasyonu 20 m² kadar bir alana kurulabilir. Bu halde elektriğin tüketicilerin bulunduğu yerleşim alanlarından uzakta üretilmesine gerek kalmamaktadır. Böylece santrallerden  tüketicilere kadar uzanan binlerce kilometrelik iletim hatlarına, aradaki transformatörlere de gereksinim duyulmayacaktır. Ayrıca iletim hatlarında meydana gelen elektrik kayıpları da engellenmektedir.

]]>
Hidrojen Sembolü https://www.hidrojen.gen.tr/hidrojen-sembolu.html Tue, 27 Nov 2018 01:56:32 +0000 Hidrojen sembolü, H olan 1 atom sayılı ametal dir. Standart olan basınç ve sıcaklık altında kokusuz, renksiz, tatsız, oldukça yanıcı, metal olmayan,bir gazdır. H2 olarak bulunmuştur. Tüm elementlerin içerisinde en hafif yapıya Hidrojen sembolü, H olan 1 atom sayılı ametal dir. Standart olan basınç ve sıcaklık altında kokusuz, renksiz, tatsız, oldukça yanıcı, metal olmayan,bir gazdır. H2 olarak bulunmuştur. Tüm elementlerin içerisinde en hafif yapıya sahip olan elementtir. Hidrojen sembolü Periyodik cetvel üzerinde sol üst köşede yer ala bir semboldür. Hidrojen sembolü H olan evrende en bol şekilde bulunan bir elementtir. Evrenin yaklaşık olarak yüzde doksanını oluşturmaktadır. Ana hatta bulunan yıldızların çoğunluğunu hidrojen oluşturur. Su için su oldukça önemlidir. Şöyle de diyebiliriz ki yaşam için su su için de hidrojen çok değerlidir. Hidrojen suda çok az çözünür ve iyi iletken elementtir. Delikli yada gözenekli yerlerden çabucak geçer. Bu sebep ile çelik olan koruyucular ile saklanmaktadır. Alkali bir metal değildir ama bu grupta yerini almıştır. Hava ya da oksijen içerisinde yanarsa su meydana getirir. Hidrojen gazı hafif hava balonlar için kullanılmıştır. Fakat yangın oluşturma ihtimalinden dolayı oldukça riskli bir gazdır. Hidrojen yandıktan sonra atık olarak geriye sadece su bırakmaktadır. 

Hidrojen sembolü element olarak amonyak üretiminde ve bazı metallerin hazırlanışında kullanılır. Aynı zamanda sıvı ve bitkisel yağların sertleştirilmesinde de kullanıldığı bilinir. Mazot gibi olan ağır yağların kraking işlemiyle benzin gibi daha hafif olan yağlara dönüştürülmesini sağlamaktadır. Hidrojen füze ve roket yakıtı olarak da kullanılmaktadır. 

Hidrojen sembolü  1500'lü yıllarda elde edilmiştir. Hidrojenin yanabilme özelliğinin olduğuna ise 1700 lü yıllarda şahit olunmuştur. Güneş ve diğer yıldızların verdikleri ısının yakıtı hidrojenden kaynaklanmaktadır. T. Von Hohenheim Hidrojen sembolünü yapay olarak ilk defa bulan kişidir. Hidrojeni güçlü asitle ile metalleri karıştırması sonucunda keşfetmiştir. Fakat bu bulunan gazın başka bir element olduğunu n farkına varamamıştır. 1766 yılına gelindiği zaman Henry Cavendish tarafından hidrojenin metal asit kullanılarak elde edilen havada yanan yanmanın sonucu olarak suya dönüşen tek başına ayrı bir element olduğu kanısına varılmıştır. 

Hidrojen çoğunlukla endüstride suyun elektrolizi ile doğal gaz ve petrolün damıtılması ile ortaya çıkan rafineri gazlarının nikel katalizör üzerindeki su buharı ile beraber 700 ya da 800 derecelere kadar ısıtılıp elde edilmektedir. Elektroliz yöntemi ile elektriğin bol ve ucuz olduğu yerlerde tercih edilmektedir. Kalsiyum hidrürün su ile reaksiyonu sağlanarak laboratuvar ortamında küçük bir miktarda hidrojen üretimi yapılabilir. Hidrojen sembolü doğada serbest bir şekilde bulunmaz.Her zaman bileşik halindedir. En iyi bilinen bileşiği ise su dur. Kullanımı temiz ve kolaydır. Yakıt olarak da kullanılır.
]]>
Hidrojen Üretimi https://www.hidrojen.gen.tr/hidrojen-uretimi.html Tue, 27 Nov 2018 20:21:11 +0000 Hidrojen Üretimi, Hidrojen evrende bolca bulunan bir madde olup, tüm maddelerin yaklaşık olarak ¾’lük bir oranını kapsamaktadır. Atmosferde yaklaşık olarak on binde yedi oranında bulunmaktadır. Bu nedenle hidrojen üretil Hidrojen Üretimi, Hidrojen evrende bolca bulunan bir madde olup, tüm maddelerin yaklaşık olarak ¾’lük bir oranını kapsamaktadır. Atmosferde yaklaşık olarak on binde yedi oranında bulunmaktadır. Bu nedenle hidrojen üretilmelidir. Hidrojenin yerel kaynakları fosil yakıtlar ve su olarak gösterilebilir. Günümüzde hidrojen genellikle doğalgaz, petrol ve kömür gibi fosil yakıtlardan üretilmektedir.

Hidrojen üretimi: Uzay programları dışında şimdiye kadar hidrojen bir yakıt ya da enerji taşıyıcısı olarak pek kullanılmamıştır. Bazı kimyasal ve metalürjik uygulamalarla rafinerilerde ham petrol yükseltgenmesi gibi işlemlerde kullanılmıştır. Dünya çapında yıllık hidrojen üretimi 40 milyon ton civarındadır. Bir enerji taşıyıcı olarak hidrojen ileriki yıllarda çok daha fazla miktarlarda üretilmeye ihtiyaç duyulacaktır.

Fosil Yakıtlardan Hidrojen Üretimi

Doğalgazın Buhar Reformasyonu:
Hidrokarbonların(genellikle doğalgaz) buhar reformasyonu hidrojen üretimi için en yaygın, ekonomik ve verimli metottur. Metot basitçe üç ana adım içerir.
  • Gaz Üretim Sentezi
  • Su-Gaz Değiştirmesi
  • Gaz Arıtması
Reformasyon reaksiyonu doğalgaz ya da fuel oil yanmasıyla oluşan çok güçlü bir endotermik ve enerji sağlayıcı reaksiyondur. Reaksiyon sıcaklığı genelde 700 ile 925 ºC arasındadır. Buhar reformasyon metodu verimliliği enerji girişi ve üretilen hidrojen oranıyla hesaplanır ki bu değer yaklaşık olarak % 65 ile % 75 arasındadır. 

Parçalı oksidasyon: Parçalı oksidasyon hidrokarbonları neft yağından daha ağır duruma çevirmek için kullanılır. Bu işlemde işlem sıcaklığı yaklaşık olarak 1.150 ºC ile 1.350 ºC arasında bulunur. Genel olarak parçalı oksidasyonun verimi buhar reformasyonundan düşük olup %50 düzeyindedir. 

Kömür gazlaştırılması: Kömür gazlaştırılması işleminde toz durumuna getirilmiş kömür atmosferik basınç altında oksijen ve buharla hızlıca parçalanarak oksidasyona uğratılır. Kömür gazlaştırılması işlemi özellikle katı yakıt taşıma gerekliliği ve büyük miktarlardaki kül atığından dolayı çok komplike bir işlem durumundadır. Genel olarak kömür ucuz bir yakıt olmasına rağmen kömür gazlaştırma işlevi hidrojen elde etmek için ucuz bir metot değildir.

Biyokütleden hidrojen üretimi: Biyokütleden hidrojen bir pirolisis/gazlaştırma işleviyle elde edilebilir. Biyokütle bir reaktörde yüksek sıcaklık ve düşük basınç altında işleme alınır. İşlemin sonunda hidrojen, metan, CO, CO2 ve nitrojen elde edilir. Gaz akımlarının yüksek sıcaklıkta bulunmalarından dolayı hidrojen içeriği artar ve bu işlem neticesinde oldukça yüksek saflıkta hidrojen elde edilebilir.

Sudan Hidrojen Üretimi

Elektroliz:
Suyun doğru akım kullanılarak hidrojen ve oksijene ayrışması işlemine elektroliz adı verilmiştir. Hidrojen üretimi için en basit metot olarak bilinmektedir. İlke olarak, bir elektroliz hücresi içinde, genelde düzlem bir metal ya da karbon plakalar olan, iki elektrot ve bunların içine daldırıldığı, elektrolit olarak isimlendirilen iletken bir sıvı bulunmaktadır. Doğru akım kaynağı bu elektrotlara bağlandığında elektrik akımı iletken sıvı içinde, pozitif elektrottan negatif elektroda doğru akacaktır. Bunun neticesi olarak da, elektrolit içindeki su, katottan çıkan hidrojen ve anot tan çıkan oksijene ayrışacaktır.
]]>
Hidrojen Karbonat https://www.hidrojen.gen.tr/hidrojen-karbonat.html Wed, 28 Nov 2018 08:56:59 +0000 Hidrojen Karbonat Hidrojen karbonat, bir gıda maddesi olarak tanımlanır. Bu madde, 270 dereceye kadar ısıtıldığında karbonat ve karbon dioksid maddelerine ayrışır. Bir çok kullanım amacı ateş düşürücü ve sindirim sis Hidrojen Karbonat 
Hidrojen karbonat, bir gıda maddesi olarak tanımlanır. Bu madde, 270 dereceye kadar ısıtıldığında karbonat ve karbon dioksid maddelerine ayrışır. Bir çok kullanım amacı ateş düşürücü ve sindirim sistemi düzelticidir. Hidrojen karbonat günlük hayatımızın neredeyse tamamında vardır ve bundan kaçmak mümkün değildir. Besin ürünlerinde kullanılma amacı, ambalajlanması ve depo edilmesi evrelerinde lezzeti ve kokuyu korumak için kullanılır. Maddenin kullanılmasına izin verilmesi bazı şartlar altında olur. Bunlardan bazıları şunlardır;
Hidrojen Karbonat
  • Tüketici tarafından beğenilmesi veya teknolojik açıdan gerekli olması
  • Sağlık açısından dozunun iyi kullanılması ve zararsız olması
  • Doğallık derecesinin bilinmesi ve muayene edilebilmesi
  • Katkı maddesinin muhakkak etiket üzerinde belirtilmesi gerekmektedir. 
Eğer ürün monosodium içeriyor ise, lezzet arttırıcı olması için kullanılıyordur. Hidrojen karbonat, belli kodlarla tanımlanır. Bu kodlar, uluslar arası ticaretin kolaylaşması için de kullanılır.
]]>
Hidrojen Bağı https://www.hidrojen.gen.tr/hidrojen-bagi.html Wed, 28 Nov 2018 17:41:11 +0000 Hidrojen bağı, bir molekülde azot, flor veya oksijen gibi elektronegatif bir atoma bağlı bulunan hidrojenin kısmi artı yük ile yüklenmesi sonucu, aynı veya başka moleküldeki elektronegatif atom ile birlikte yapmış olduğu Hidrojen bağı, bir molekülde azot, flor veya oksijen gibi elektronegatif bir atoma bağlı bulunan hidrojenin kısmi artı yük ile yüklenmesi sonucu, aynı veya başka moleküldeki elektronegatif atom ile birlikte yapmış olduğu kuvvetli bağa denir. Hidrojen bağının Van der waals kuvvetinden güçlü olmasına rağmen, tipik hidrojen bağı kovalent bağ ve iyonik bağdan biraz daha güçsüz olmaktadır. Nükleik asitler ile proteinler gibi makromoleküller içerisinde, aynı molekülün 2 parçası arasında bulunabilir. Hidrojen bağının adı bağın bir hidrojen atomunu kapmasından dolayı meydana gelmiştir. Genel olarak bağ hidrojenin oksijen, azot ve hidrojenin flor gibi elektronegetif oranı yüksek olan atomlar ile yapmış olduğu güçlü bir etkileşim türü olmaktadır.

Lakin hidrojen bağı atomu iki ayrı atom arasında kullanabiliyor ise bu iki ayrı molekül arasında olan bir zayıflıktan kaynaklanan bir durumdur. Hidrojen bağı çoğu zaman azot ve oksijen gibi negatif yüklü atomlarla diğer bir negatif yüklü atomlara kovalent olarak bağ göstermesi sonucunda hidrojen atomlar arasında bir bağ meydana gelir.

Hidrojen bağı diğer birkaç çeşit bağ türüne oranla daha güçlüdür. Özellikle Van der Waals bağından güçlü olmaktadır. Moleküler arasında en güçlü etkileşimi olanı maddenin kaynama noktası göstermektedir.

Hidrojen Bağı

Hidrojen bağı yalnız H atomu ile geçekleşebilen bir atom türüdür. Nedeni ise  iç kabuk elektronları atom çekirdeğini perdelemesinden kaynaklanmaktadır. H atomu bağları diğer çekim kuvvetleri arasında en kuvvetli olanıdır. 

Kimya olarak ise hidrojen bağı, Hidrojen O, N, F gibi elektron etkisi büyük atomlar ile oluşturulduğun da bileşiklerin sıvıların da molekülleri bir arada tutabilen bağlara verilen isimdir.

Biyolojik olarak ise hidrojen bağı, hidrojen atomu arasında ortak olarak kullanılan iki molekül arasındaki en zayıf bağ olmaktadır. Bu bağlar nükleik asit ve protein yapısın da birini dereceden önem arz eder. 

]]>
Hidrojen Florür https://www.hidrojen.gen.tr/hidrojen-florur.html Thu, 29 Nov 2018 16:28:32 +0000 Hidrojen florür: Formülü HF ile gösterilen kimyasal bileşiktir. Hidroflorik asit gibi sulu çözelti formunda bulunur, florun da sanayi kaynağıdır. İlaç ile polimer endüstrisinde kullanılan mühim olan bileşiklerin Hidrojen florür: Formülü HF ile gösterilen kimyasal bileşiktir. Hidroflorik asit gibi sulu çözelti formunda bulunur, florun da sanayi kaynağıdır. İlaç ile polimer endüstrisinde kullanılan mühim olan bileşiklerin öncüsü olduğu söylenebilir. Ayrıca petrokimya endüstrisinde de yaygın bir şekilde kullanılır ve oldukça fazla bir şekilde süperasitin bir bileşenidir. Ayrıca oda sıcaklığının altında kaynama eğilimlidir. Suda da çok kolay çözünür. Hidrojen florür kuvvetli bir asit olmamasına rağmen cam ve metalleri aşındırır. Bu nedenle platin, parafin, polietilen kaplarda saklanır. Hidrojen florür asidi % 40, yoğunluğu da 1,13 g/cm3tür. Diğer hidrojen halidlerden farklı olarak, HF havadan daha hafiftir ve gözenekli olan maddelerle çok çabuk bir şekilde de yayılırlar. Saf sıvı olarak hidrojen florür, elektriksel iletkenliği yoktur, fakat suda çözündüğü taktirde iyonize olur ve elektriği de iletir hale gelir.

     Hidrojen florür yüksek ısıda kararlı olan bir moleküldür. Düşük sıcaklıkta moleküller birbirine bağlanır ve birbirlerinden farklı molekül grupları meydana gelir. Bu asosyasyon moleküller arasında hidrojen köprülerin teşekkülüyle olur. Bunun neticesi olarak da hidrojen florür diğer hidro halojenürlerden daha geç kaynar. Hidrojen florür endüstride, büyük miktarda ve kalsiyum florürün sülfürik asitle muamelesiyle elde edilmektedir.

Hidrojen Florür

     Hidrojen florür, büyük oranda organik florürlerin elde edilmesinde, bunun yanı sıra camın aşındırılması işinde çokça kullanılır. Camın ana bileşimi olan silisyumdioksit hidrojen florür asidiyle uçucu silisyum tetraflorür meydana getirir. Cam malzemenin üzeri parafin ya da mum ile kaplanır. Aşındırılması istenilen yerlerdeki parafin temizlenir ve hidrojen florür asidi buharlarına tutulursa oldukça parlak cam yüzeyi, o bölgelerin aşınmasıyla mat hale getirilir. Sulu florür asidiyle bu işlem yapıldığı takdirde aşınma neticesinde saydamlıkta bozulma olmaz. Hatta NH4F de ilave edilerek saydamlığı dahi arttırılabilmektedir.

]]>
Hidrojen Siyanür https://www.hidrojen.gen.tr/hidrojen-siyanur.html Thu, 29 Nov 2018 17:49:31 +0000 Hidrojen siyanür, bir diğer adıyla hidrosiyanik asit ve prussik asit olarak da bilinir. Bu madde son derece toksin içermektedir. Acı bademi andıran kokusu vardır ve renksizdir. Sıcak kuru havada oldukça uçucu bir hale bürün Hidrojen siyanür, bir diğer adıyla hidrosiyanik asit ve prussik asit olarak da bilinir. Bu madde son derece toksin içermektedir. Acı bademi andıran kokusu vardır ve renksizdir. Sıcak kuru havada oldukça uçucu bir hale bürünür ve kaynama noktası 26 derecedir. Sudan hafif özelliği vardır ve yüksek derişim olanı bulunur. Düşük molekül ağırlığının oldukça düşük olmasından dolayı kolay bir şekilde difuzyona uğrar. Hidrojen siyanürler türevleri arasında en sık bilinenler aseton siyanohidrin, alkali siyanürler, siyanojen klorür ve siyonmid türevleridir. 

Hidrojen sinayür sanayide pek çok alanda kullanılmakta ve özellikle dericilik, sentetik lastik ve böcek ilaçları bunlar arasında ilk sıralarda yer alır. Özellikle zehirli bir madde olmasından dolayı böcek ilaçların da çok tercih edilir. Böcek ilaca temas etmesi ile direk olarak ölecektir ve kokusundan rahatsız olup bölgeyi terk edecektir. Aynı zamanda deri sektöründe sertleştirici, fotoğrafçılık ve metalürji alanında da tercih edilir. Bazı doğal olarak üretilen çeşitli meyvelerde gübreleme işlevinde de tercih edilir. Bu meyveler arasında ilk sıralar da kayısı, şeftali, erik, kiraz ve elma yer alır.

Hidrojen Siyanür

Siyanür zehirlenmesi, siyanür içeren maddelerin ağız yolu ile kişiye geçmesinden dolayı oluşmaktadır. Bunun dışında ise kişinin deri ile temas etmesi ve solunum yolu ile de gerçekleşebilir. Bunlar arasında en tehlikeli olanı ise solunum yolu ile alınan hidrojen siyanür zehirlenmesidir. Nedeni ise solunum yolu ile alınan bu madde direk olarak broşiyal mukozaya geçmesi ve toksinin bu nedenden dolayı hızlı şekilde emilim sağlamasıdır. Siyanürün kişiye geçmesi ise kişinin hızlı şekilde rahatsızlanması görülür. Bu nedenden dolayı da ölüm gibi ciddi bir durum gerçekleşebilir. Eğer zehirlenme solunum yolu ile gerçekleşmiş ise kişinin tedavisine hiç zaman kaybetmeden başlanması gerekir. Solunum yolu ile gerçekleşen zehirlenme hidrojen zehirlenmeleri arasında en fazla tehlike arz edenidir. Zehirlenme sonunda kişiye uygulanacak ilk tedavi bulunduğu ortamdan açık havaya çıkartılması olacaktır. Kişinin temiz havayı teneffüs etmesi gerekir. Aynı zamanda üzerinde bulunan elbiselerin değiştirilmesi ve bol su ile ağzının vücudunun yıkanması gerekir. Ardından tıbbi işlemlere geçilecektir. Tıbbi işlem esnasında kişiye yapılacak ilk tedavi oksijen verilmesi olacaktır. Oksijen alımı ile alınan zehir bir miktar atılabilir ve ardından kişiye gerekli görülür ise ilaç tedavisi başlatılır. 

]]>
Hidrojen Gazı https://www.hidrojen.gen.tr/hidrojen-gazi.html Fri, 30 Nov 2018 14:44:24 +0000 Hidrojen Gazı,Hidrojen gazı, Element sembolü H olan 1 atom sayılı ametal içerikli maddedir, normal sıcaklık ve basınç altında renksiz, metalik olmayan, kokusuz, oldukça yanıcı, tatsız, doğuda ki bileşenlerinde H2 olarak b Hidrojen Gazı,
Hidrojen gazı, Element sembolü H olan 1 atom sayılı ametal içerikli maddedir, normal sıcaklık ve basınç altında renksiz, metalik olmayan, kokusuz, oldukça yanıcı, tatsız, doğuda ki bileşenlerinde H2 olarak bulunan bir biatomik gazdır, evrende bilinen en hafif gazdır. Havadan 14,4 kez daha hafiftir. Kütlesi 1,00794g/mol, kimyasal periyodik cetvelin sol üst köşesinde yer alır, Hidrojen gazı, bilinen evrenin kütlesinin yüzde 75"ini oluşturan evrende en çok bulunan gaz elementidir, teleskopların görebildiği ana yıldız hattında bulunan yıldız topluluğunun çoğunluğunu plazma (kimyasal çekim kuvveti olan ışık) halinde bulunan hidrojen oluşturur, Dünya"da hidrojen element şeklinde çok az bulunur, endüstride kullanılan hidrojen gazı,çoğunlukla metan benzeri elementlerden edilse de biraz pahalı olmakla birlikte suyun elektrolizinde de elde edilmektedir, 

Hidrojenin en iyi bilinen doğal izotopu, nötronsuz protiyumdur, hidrojen gazı bir çok elementte olduğu gibi organik bileşiklerde de bulunur. Su da çözülürken asit-baz tepkimelerinde önemli rol oynar, analitik olarak çözülebildiği tek nötral molekül olduğu için, hidrojen atomu kuantum mekaniğinin gelişmesinde önemi büyüktür.

Hidrojen gazı 1500"lü yıllarda keşfedilmesine rağmen 1700"lü yıllarda ancak yanma özelliği anlaşılabilmiştir, hidrojenin yanma şekli bildiğimiz oksijen gibi değildir, hidrojen patlamak suretiyle yanır, bu nedenle kendisinden yararlanılması için epey zamanın geçmesi gerekmiştir, evrenin en basit ve en hafif tamamen zehirsiz gazıdır, Güneş ve diğer yıldız sistemlerin termonükleer tepkimeye vermiş olduğu ısının yakıt kaynağı olan hidrojen evrenin temel enerji kaynağıdır, -257.77C derecede sıvı hale gelir, sıvı hidrojenin hacmi gaz hacminden 1/700 kat daha azdır, örnek vermek gerekir ise bir oda dolusu hidrojen gazı belirlenen ısı derecesine getirilirse küçük bir leğeni sıvı olarak doldurabilir. Hidrojen bilinen yakıtlar içinde kütle başına en yüksek enerji içeriğine sahip gazdır.

Hidrojen Gazı
Hidrojen gazını ayrıştırma suretiyle ilk defa T. Von Hohenheim tarafından 1493 yılında ve Paracelsus 1521 yılında bir kaç güçlü asit birleştirilerek elde etmişlerdir, kimyasal reaksiyon sonucu elde edilen bu gazın yanıcı olduğunun farkına varılmamıştır, 1671"de Henry Cavendish metal asit reaksiyon ile elde edilen yandığı zaman su açığa çıkaran, havadan patlayarak yanan hidrojen gazının ayrı bir element olduğunun farkına varmıştır, Cavendish hidrojeni elde etmesi civa ve asitlerle ortaya çıkmıştır ancak bir çok özelliğini gerçekçi bir şekilde ortaya koyamamıştır, 1783 yılında modern bilimin yazıldığı zamanlarda bulunuşu tekrarlanan yanınca su ortaya çıkaran bu gaza suyun gücü anlamında Hidrojen  adı verilmiştir.

Hidrojen nasıl elde edilir,
Hidrojenin yapay ilk defa güçlü asitler karıştırılarak elde edilmiştir, bu kimyasal reaksiyon sonucu elde edilen gazın başlangıçta civayı oluşturan birimlerden biri olduğu düşünülmüş ancak suya dönüşmesi bu tezi çürütmüştür. Hidrojen gazının ilk kullanıldığı yerler balonlar ve daha sonraları zelplinlerdir,  bu kullanımlar için hidrojen metalik demir ve sülfürik asit reaksiyonu ile elde edilmiştir, hidrojen ilk olarak Hindenburg isimli zeplinin havada patlayarak yanıp yok olması sonucunun ortaya çıkmasıyla bunun yerine İnet Helyum kullanılmıştır.
]]>
Hidrojen Enerjisi https://www.hidrojen.gen.tr/hidrojen-enerjisi.html Sat, 01 Dec 2018 13:49:37 +0000 Hidrojen enerjisi, doğada oldukça çok miktarda mevcut olan hidrojen serbest bir şekilde bulunmadığından dolayı doğal enerji kaynağı da sayılmaz. Hidrojenin en sıklıkla bildiğimiz bileşeni özellikle sudur. Genellikle hidrojen f Hidrojen enerjisi, doğada oldukça çok miktarda mevcut olan hidrojen serbest bir şekilde bulunmadığından dolayı doğal enerji kaynağı da sayılmaz. Hidrojenin en sıklıkla bildiğimiz bileşeni özellikle sudur. Genellikle hidrojen farklı ham maddeler ve başka enerji kaynakları ile beraber üretilebilmekte, aynı zamanda hidrojenin üretiminde çoğunlukla dönüştürme işlemi de kullanılmaktadır. Bu sebeple elektrikten yaklaşık bir asır sonrasında teknolojinin gelişimi ile gelecekte ise bir alternatif kaynağı olarak görülen en iyi enerji taşıyıcısıdır. Genellikle hidrojen katalitiğin yüzeyinde ve içinden yanmalı olan motorlarda direk kullanımına en uygun olan yakıt cinsidir. Fakat dünyada ise hidrojen gelişimi sadece yakıt şeklinde kullanılması ve yakıt pili teknolojisinin doğrultusunda olmasıdır.

Hidrojen enerjisi, yakıt pilleri çoğunlukla çevreye zarar vermeyen, temiz ve en yüksek verime de sahip olan enerji dönüşüm teknolojisidir. Genellikle bir türbin veya buhar kazanı kullanılmadan yalnızca kimyasal reaksiyon sağlayarak elektrik enerjisi rahatlıkla üretilebilmektedir. NASA 1950 yılının sonlarında uzay çalışmalarında kullandıkları yakıt pilleri, şimdilerde çoğunlukla ulaştırma sektörü ilk sırada yer alırken hizmet ve sanayi sektöründe de yakıt piler artık başarı ile kullanılabilmektedir. Özellikle yakıt pilleri taşınabilen cihazlarda mesela cep telefonu ya da bilgisayar şeklindeki mobil uygulamalarda kullanılabildiği gibi aynı zamanda elektrik santralleri içinde en uygun güç sağlayıcısı olmaktadır.Ayrıca düşük emisyonu ve yüksek verimliliği ile ulaşım sektöründe oldukça geniş bir kullanım alanına da sahip olmaktadır.

Hidrojen Enerjisi
Hidrojen enerji, bu sistem daha yeni olmasına karşı özellikle hidrojenin üretimi kesinlikle yeni değildir. Dünyada her sene yaklaşık olarak 500 milyar m3 hidrojen enerjisi üretilmekte, taşınmakta, depolanmakta ve hatta kullanılabilmektedir. Hidrojen enerjisinin en büyük paylaşımcısı ise kimya sanayi ve özellikle de petrokimya sanayi sahip olmaktadır. Hidrojen kesinlikle karbon içermemesi özelliği ile fosil yakıtlarının sebep oldukları çevresel sıkıntılara yol açmazlar. Elektrik üretiminden ısınmaya kadar pek çok çeşitli alanlarda hidrojen enerjisi artık sıklıkla kullanılmaktadır. Çoğunlukla Hidrojen sıvı ve gaz biçiminde olduğu için çok uzun mesafelerde kolaylıkla taşınabilir, hatta iletiminde bile hiç bir şekilde kayıplar yaşanmaz.

Hidrojen enerjisi, özellikle tatsız, renksiz, saydam ve kokusuz yapıya sahip oldukları için doğada bulunan ve oldukça hafif bir kimyasal elementtir. Doğada gaz hali ile bulunan hidrojen özellikle hava ile kıyaslandığı zaman yaklaşık olarak 15 defa hafif olmaktadır. Çoğunlukla hidrojen ve hava karışımını ateşlenmesi için gerekli olan minimum enerji, genellikle diğer yakıtlara göre çok daha düşük oranlarda olmaktadır. Ayrıca hidrojen enerjisi yakıt şeklinde kullanılmasının en büyük özelliğinden biriside hem fakir hemde zengin karışımlar ile çok geniş bir hava yakıt karışım oranları aralığında ise tutuşabilir özelliğinin olmasıdır.
]]>
Sıvı Hidrojen https://www.hidrojen.gen.tr/sivi-hidrojen.html Sat, 01 Dec 2018 22:47:30 +0000 Sıvı Hidrojen: Petrole oranla 4 misli fazla hacim kapladığından ötürü, bu hacmi küçültmek maksadıyla hidrojeni sıvı halde depolamak gerekir. Bunun yapmak için de yüksek basınç ve soğutma işlemine ihtiyaç va Sıvı Hidrojen: Petrole oranla 4 misli fazla hacim kapladığından ötürü, bu hacmi küçültmek maksadıyla hidrojeni sıvı halde depolamak gerekir. Bunun yapmak için de yüksek basınç ve soğutma işlemine ihtiyaç vardır. Hidrojen gazı 20, 25 K sıcaklıkta sıvılaştığından dolayı, sıvı depolarında izolasyon çok önemlidir. Sıvı hidrojen, özellikle uzay teknolojisinde ve bazı roketlerde kullanılmaktadır. Sıvı hidrojen, 900 bar basınç altında olan hidrojen gazıyla aynı yoğunluğa sahiptir: 71 kg/m3. Fakat sıvı depolama, gaz sıkıştırmaya kıyasla daha düşük basınçlarla çalışıldığı için daha güvenilirdir. Ayrıca depolama tankı ile sıvı hidrojenin ağırlık oranı %25 civarındadır.

Bu metot orta ya da küçük ölçekte depolama için en çok kullanılan yöntemdir, ama büyük miktarlar için oldukça pahalıdır. Çünkü hidrojeni sıvılaştırmak için lüzum olan enerji, hidrojenin sağlayacağı yakıt enerjisinin %28’i dolaylarındadır. Bu oran büyük olsa dahi, uzay araçları ve roketlerdeki sıvılaştırma masrafları göz ardı edilmektedir. Bunun yanı sıra, Mercedes ve Honda gibi üreticiler, sıvı hidrojenle çalışacak modeller geliştirmektedir.

Sıvı Hidrojen

Bir başka pratik çözüm ise, sıvı hidrojenin düşük sıcaklıktaki tanklarda muhafaza edilmesidir. Mesela bilinen en büyük sıvı hidrojen tankı, Kennedy Uzay Merkezi’nde bulunmaktadır ve 3400 m3sıvı hidrojen kadar bir kapasiteye sahip olmaktadır. Bu oran hidrojenin yakıt olarak değeri 29 milyon MJ ya da 8 milyon kW. saate denk olan bir kıyaslamadır. Sıvı hidrojen, böylesine büyük tanklarda depolanmışsa günlük %0,06’sı, küçük tanklarda depolanmışsa günlük %3’ü buharlaşarak kaybolmaktadır. Bu oranın daha aşağı bir seviyelere çekilmesi izolasyona bağlıdır. Hidrojeni sıvı olarak depolama, karyojenik depolama olarak da bilinmektedir.

]]>
Sodyum Hidrojen Karbonat https://www.hidrojen.gen.tr/sodyum-hidrojen-karbonat.html Sun, 02 Dec 2018 17:45:48 +0000 Sodyum hidrojen karbonat,  kimya sektöründe E500 koduyla anılan bir tür gıda maddesidir. Suda çözünebilme özelliği vardır. Normal koşullarda beyaz renktedir. Sodyum hidrojen karbonat 270 santigrat dereceye kadar ısıtıld Sodyum hidrojen karbonat,  kimya sektöründe E500 koduyla anılan bir tür gıda maddesidir. Suda çözünebilme özelliği vardır. Normal koşullarda beyaz renktedir. Sodyum hidrojen karbonat 270 santigrat dereceye kadar ısıtıldığında ayrışarak sodyum karbonat ve karbon dioksid ortaya çıkar. Ortaya çıkan bu maddelerden sodyum karbonat işlenerek ateş düşürücü ve sindirim sistemini düzeltici bir ilaç olarak kullanılabilir. Sodyum hidrojen karbonat, Avrupa Birliği tarafından da onaylanmış bir gıda maddesidir. Dünya Sağlık Örgütü ve Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü'nün izniyle de dünya genelinde 43'e yakın ülkede kullanımına izin verilmiştir.

Sodyum Hidrojen Karbonatın Kullanım Alanları

Sodyum hidrojen karbonat, gıda sektörü içerisinde sodyum bikarbonat olarak da tanımlanabilmektedir. Ekmek sodası bilinen bir diğer adıdır. Bu adı almasının sebebi, ekmek üretiminde hamurun daha iyi kabartılmasında kullanılmasından kaynaklanmaktadır. Yani, sodyum hidrojen karbonat unlu mamullerin mayalanması için fermantasyon maddesi görevi görür. Sodyum hidrojen karbonat, şekerli bisküvilerin üretimi ve sert tip krakerlerin üretiminde de sıkça kullanılır. 

Sodyum hidrojen karbonat, mide asidini düzenlemek amacıyla da kullanılabilir. Efervesan ürünlerin içeriğinde de bulunan sodyum hidrojen karbonat, sindirim zorluğunu ortadan kaldırır ve reflü gibi mide rahatsızlıklarını tedavi eder. Sodyum hidrojen karbonat, nemli ve ağır kokulu ortamlarda kokuları emerek absorbe etme özelliği de göstermektedir. Özellikle de buzdolaplarındaki kokuların giderilmesin bir tablet etkilidir. Sodyum hidrojen karbonat macun şekline getirilerek temizlik maddesi olarak da kullanılabilir. Bu anlamda kısmi olarak diş macunlarında da kullanılabilir. Aynı zamanda dişleri beyazlatır ve ağız kokusunu önler.

Sodyum Hidrojen Karbonat
Sodyum Hidrojen Karbonatın Zararları

Sodyum hidrojen karbonat, doğrudan alındığında ph seviyesini düşürür. Bu nedenle mümkün olduğunca en basit şekilde suyla karıştırılarak alınmalıdır. Bunların dışında diğer zararları şu şekildedir;
  • Vücutta yorgunluk ve uyuşukluk
  • Baş ağrısı
  • Mide bulantısı
  • Sinirsel gerginlik ve aşırı sinirlilik hali
  • Kısmi depresyon
  • Genel anlamda vücut ağrısı
  • Mide yanması
  • Mide asidinde artma
  • Kronikleşen yorgunluk belirtileri
  • Bağışıklık sisteminde zayıflama
  • Sodyum hidrojen karbonat, kek, pasta, ekmek, börek gibi hamur işlerinde yoğun olarak kullanılır. Bu gıdalardaki sodyum hidrojen karbonat vücutta yağ depolanmasına neden olur ve beraberinde kilo alımına yol açar.
  • Şeker hastalığının ortaya çıkmasını tetikler
  • Kalp damar rahatsızlıklarını tetikler.
]]>
Hidrojen Klorür https://www.hidrojen.gen.tr/hidrojen-klorur.html Mon, 03 Dec 2018 14:27:58 +0000 Hidrojen klorür, klor ve hidrojen elementlerinin birleşmesinden oluşan hidroklorik asit olarak da bilinir. Oda sıcaklığında ve normal basınç altında gaz halinde bulunur. Halk arasında tuz ruhu olarak da adlandırılır. İlk ortaya Hidrojen klorür, klor ve hidrojen elementlerinin birleşmesinden oluşan hidroklorik asit olarak da bilinir. Oda sıcaklığında ve normal basınç altında gaz halinde bulunur. Halk arasında tuz ruhu olarak da adlandırılır. İlk ortaya çıkışı 9. yüzyıldır. Simyacı Cabir bin Hayyan tarafından keşfedilmiştir. Sanayi Devrimi sonrası birçok keşfin ortaya çıkmasında da etkili olmuştur. PVC ve demir-çelik sektöründe sıklıkla kullanılmaktadır. Ancak hidrojen klorür tek başına son derece zararlı ve zehirli bir maddedir. Cilde doğrudan temas ettiğinde ciddi şekilde tahriş etmektedir. Bu nedenle hidrojen klorür ile çalışılan ortamda iyi güvenlik önlemleri alınmalıdır. Hidrojen klorür, normal koşulda -27 derecede eriyebilmektedir. 110 derece de kaynama sıcaklığıdır. 

Hidrojen Klorürün Ortaya Çıkışı ve Kullanım Alanları
Hidrojen klorür; ilk defa 9. yüzyılda (800'lü yıllarda) keşfedilmiştir. İlk ortaya çıkışı bilinen sofra tuzu ile sülfürik asidin karıştırılmasıyla gerçekleşmiştir. Ortaya çıkan bu karışım Simya kitaplarında yerini alarak günümüze kadar kimyanın temel taşlarından birisi olmayı başarmıştır. Hayyan, hidrojen klorür ile birlikte nitrik asidi karıştırarak kral suyunu keşfetmiştir. Bu su kimyada uzun süre önemli bir yere sahip olmuştur. 17. yüzyıla gelindiğinde Alman kimyager Glauber tarafından farklı bir şekilde hidrojen klorür gazı çıkarılmıştır. 1772 yılında da İngiliz kimyager Priestley saf hidrojen klorür üretmeyi başarmıştır. 

Hidrojen Klorür
Hidrojen klorür, son derece güçlü bir yapıya sahip asittir. Hidrojen klorür sanayinin en önemli ham maddeleri arasında yer alır. Bunlardan birisi de çeliğin dekapajı işlemidir. Bu işlemde hidrojen klorür yardımı ile çelik temizlenir. Bu işlem öncesinde çeliğin üzerindeki pas temizlenir ve temizlenen kısıma %18 oranında hidrojen klorür dökülür. Bu şekilde kolayca temizleme işlemi yapılır.

İnsan vücudu, kimyasal anlamda birçok ilginç özelliğe sahiptir. Bunlardan birisi de midede yer alan gastrik asittir. Kimyagerler gastrik asidi hidrojen klorürün seyreltilmiş şekli olarak ifade etmektedirler. Yani insan midesindeki asit ile bu bileşenin aynı özellikte olduğu görülmektedir. Hidrojen klorür, genel anlamda petrol sanayinde, kimya sektöründe, boya imalatında, ilaç sektöründe, reçine rejenerasyonunda, tekstilde ve metal klorürü üretiminde yoğun olarak kullanılır.
]]>
Hidrojen Sülfat https://www.hidrojen.gen.tr/hidrojen-sulfat.html Tue, 04 Dec 2018 00:24:10 +0000 Hidrojen sülfat, bilinen diğer adıyla sülfürik asit, suda kolayca çözünebilen, güçlü bir mineral asidi çeşididir. Vitriol yağı ya da sülfat asidi olarak da adlandırılabilmektedir. Moleküler bileşeni H2SO4'tür. Genel görü Hidrojen sülfat, bilinen diğer adıyla sülfürik asit, suda kolayca çözünebilen, güçlü bir mineral asidi çeşididir. Vitriol yağı ya da sülfat asidi olarak da adlandırılabilmektedir. Moleküler bileşeni H2SO4'tür. Genel görünümü akışkan, şeffaf ve renksizdir. Kokusu yoktur. Taş ve metal de dahil olmak üzere canlı cansız tüm maddeler üzerinde aşırı aşındırıcı bir etkisi vardır. Günlük hayatta kullanım alanı da bulunmaktadır. Kurşunlu aküler ve lavabo açıcıları ilk akla gelenlerdir. Bunların yanı sıra gübre yapımında, boya üretiminde ve patlayıcı madde yapımında endüstriyel olarak da kullanılabilmektedir.

Hidrojen sülfat, ilk olarak 8. yüzyılda ortaya çıkarılmıştır. Sahip olduğu kimyasal özellik suyla tepkimeye sokularak yüksek miktarlarda mineral asit elde edilmiştir. Üretilen bu asit, ilk başlarda boyar maddesi olarak kullanılmıştır. Ancak zaman içerisindeki bilimsel gelişim ile farklı alanlarda kullanılabileceği görülerek kendine yeni kullanım alanları bulmuştur. Hidrojen sülfat, kimya sektörünün temel maddelerinden birisi haline gelmiştir. Diğer asitlere göre daha yoğun mineral yapısına sahip olduğundan, günümüzde parfümler, patlayıcılar, boya maddeleri, ilaçlar ve liflerin üretimi gibi birçok alanda birinci etken madde olarak tercih edilir. Hidrojen sülfat, gıda sektöründe de tercih edilen bir kimyasaldır. Nişasta ve alkolün şekerleştirilmesi ve glikoz üretilmesi için önemli bir rolü vardır. Ayrıca metallerin yüzeylerinin temizlenmesi, parşömen kağıdı üretimi, hayvansal atıkların ortadan kaldırılması gibi pek çok farklı alanda kendisinde yer bulmuştur.

Hidrojen Sülfat
Hidrojen Sülfatın Tarihçesi

Hidrojen sülfat, 8-9. yüzyıllar arasında daha çok mutfaklardaki tuz olarak tercih edilmiştir. Ancak ilerleyen zamanlarda yakıcı kimyasal özelliği keşfedilince farklı amaçlar için kullanılmaya başlanmıştır. İlk olarak Fransız Devrimi döneminde boya ham maddesi olarak kullanım alanı genişleyen hidrojen sülfat, ardından altın ve gümüş gibi değerli madenlerin arıtılmasında ve temizlenmesinde kullanılmaya başlanmıştır. O yıllarda hidrojen sülfat, kurşun kaplı odalarda, kükürt yakarak elde edilmiştir. Kükürt yakılarak elde edilen madde daha sonra sudan geçirilerek hidrojen sülfat ortaya çıkarılmıştır. Bu üretim şekli uzun bir süre İngilizler tarafından dünyadan saklanmıştır. Ancak gelişen kimya sektörünün hidrojen sülfata olan ihtiyacının artması üzerine diğer ülkeler de bu maddenin üretimi için harekete geçmişlerdir. Bu anlamda ilk adım 1766 yılında kurulan bir fabrikayla atılmıştır. Bu gelişme sonrası hidrojen sülfatın hem kullanım hem de üretim alanı giderek genişlemeye başlamıştır. Hatta uçan büyük balonlar için gerekli olan hidrojen hidrojen sülfatın demire dökülerek elde edilmesi sağlanmıştır.

Tüm bu gelişmeler, hidrojen sülfatın sadece çok az etkili olan özellikteki bir çeşidinin yayılmasını sağlamıştır. Asıl anlamda günümüzdeki gibi hidrojen sülfat 16. yüzyılda ortaya çıkarılmıştır. 1831 yılına gelindiğinde ise; bir şarap imalatçısı platini katalizör olarak kullanarak hidrojen sülfat üretmeyi başarmıştır. Bu buluş sayesinde kısa sürede bol miktarda hidrojen sülfat üretmek mümkün hale gelmiştir. 

Hidrojen Sülfatın Üretimi ve Saklanması

Hidrojen sülfat, ilk olarak bahsedilen yöntemlerle üretimi yapılırken, gelişen teknolojik imkanlarla birlikte farklı üretim şekilleri de geliştirilmiştir. Bunlardan birisi ve en çok tercih edileni de kontakt yöntemidir. Bu yöntemde diğerlerinde olduğu gibi sodyum dioksit ve havadaki oksijen tepkimeye sokulur. Sodyum dioksit ısı verilerek içerisinde bulunan hidrojen sülfat ortaya çıkarılır ve ortaya çıkan bu madde süzülerek alınan madde soğutulur. Soğutulan madde yıkama kulelerine gönderilerek burada platin ile katalize edilir. Ortaya çıkan toz madde te]]> Hidrojen Sülfür https://www.hidrojen.gen.tr/hidrojen-sulfur.html Tue, 04 Dec 2018 01:29:29 +0000 Hidrojen sülfür, hampetrol ve doğalgaz üretiminde en tehlikeli ve ölümcül etkisi olan bir maddedir. H2S, ekşi gaz ve kükürtlü hidrojen gibi farklı adlarla anılabilmektedir. Bu maddenin öldürücü özelliği bulunmas Hidrojen sülfür, hampetrol ve doğalgaz üretiminde en tehlikeli ve ölümcül etkisi olan bir maddedir. H2S, ekşi gaz ve kükürtlü hidrojen gibi farklı adlarla anılabilmektedir. Bu maddenin öldürücü özelliği bulunması sebebi ile petrol ve gaz sektörü işçileri tarafından dikkatle gözlemlenir. Bu gaz, petrol çıkarmak maksadı ile delinen jeolojik katmanlardaki kükürt içeren organik yapıdaki maddelerin ayrışmaları sırasında oluşmaktadır. 

Hidrojen sülfür çok zehirli, renksiz bir yapıda ve yanıcı olma özelliği mevcut olan bir gazdır. Havadan ağır bir yapısı vardır. Aynı zamanda herkes tarafından fark edilebilen çürük yumurta kokusuna benzer bir kokusu vardır. Fakat koku alma güvenilir bir belirleyici değildir. Bu gazın karışmış olduğu hava solunduğunda koku alma yetisi bu yeteneğini hızla kaybetmektedir. Bu sebeple mevcut kokusu sebebi ile gazın rahatlıkla tespit edilebileceği pek de güvenilmeyecek bir güvenlik duygusuna sebep olmaktadır.

Bu gaza yüksek oranda maruz kalınması halinde, bir kaç saniye kadar kısa bir sürede bilinç kaybı oluşumuna sebep olabilir. Bu gazın miktarının tespit edilmesinde kullanılan en etkili yöntem, onay almış detektörler kullanarak uygulanan tespit yöntemidir. Eğer gazın açığa çıkmasından şüphe ediliyorsa, çalışanların bu bölgeye girmelerine izin verilmeden evvel, gazın konsantrasyonu belirlenmelidir. Bu gazın açığa tespit edilirse şu işlemler yapılmalıdır:

Hidrojen Sülfür
  • Sondaj kulesinin yeri, sabit elektronik H2S monitörleri ve onlara bağlı olarak sesli ve görsel alarmlar ile geliştirilmiş olmalıdır.
  • Günlük olarak yapılan kalibrasyon kontrolleri, monitörün üreticisinin kullanım talimatlarına göre yapılmalıdır.
  • En az iki tane olmak üzere rüzgar yönü göstergeleri, sondaj kulesinin zemin kısmından, elekten ve çamur tanklarından görülebilir alanlarda bulunması gerekmektedir.
  • En az bir tane olmak koşulu ile üfleyici teçhizatının sondaj kulesinin zemininde yer alması gerekmektedir. Bu üfleyici vantilatörlerin elek, çamur tankları ve en alt kısımda da yer alması önerilmektedir.
  • H2S uyarı levhaları sondaj deliğinden 1/4 mil mesafeden daha uzakta yer almalıdır.
  • Her sondaj açımında, daha önceden tespit edilmiş olan en az iki adet olmak üzere güvenli toplanma alanı ve bu alanlarda yine en az iki tane müstakil suni solunum cihazı (SCBA) yer almalıdır.
  • Sondaj kulesinin zemin kısmında, kol tertibatlarının, elek ve çamur tankları civarında acil durumlar ile karşılaşılması halinde kaçış güvenliği sağlayacak suni solunum üniteleri kullanıma hazır biçimde yer almalıdır.
  • Sondaj alanında görevli tüm görevlilerin onaylanmış bir H2S programını bitirmiş olmaları şarttır.
  • H2S, havadan daha bir yapıda olduğu için zemin katı, hendek gibi çukur kısımlarda birikeceğinden, üfleyici vantilatörler yoksa, bu alanlarda görevli kişilerin özellikle çok dikkatli olması gerekmektedir.
  • Yüksek yoğunluğa sahip yerlerde ikişer kişilik ekipler halinde çalışılmalıdır ve suni solunum cihazları her zaman hazır bulundurulmalıdır.
  • Tüm görevlilerin kapalı alana giriş eğitimi almadan ve uygulamasını yapmadan, gerekli görüldüğü takdirde içeri girme müsaadesi almadan, tespit edilen yerde ölçümler yapılmasının ardından giriş açısından güvenli olduğu tespit edilmeden bir tank ya da kazan gibi kapalı bir alana girmekten şiddetle kaçınmalıdır.
]]>
Hidrojen Peroksit https://www.hidrojen.gen.tr/hidrojen-peroksit.html Tue, 04 Dec 2018 18:30:30 +0000 Hidrojen PeroksitOldukça geniş bir kullanım alanı olan bu kimyasal madde H2O2 element değerleri ile gösterilir. Soluk mavi renkte oldukça güçsüz bir asittir. Bu kimysal sulandırıldığında renk özelliğini kayıp ed Hidrojen Peroksit
Oldukça geniş bir kullanım alanı olan bu kimyasal madde H2O2 element değerleri ile gösterilir. Soluk mavi renkte oldukça güçsüz bir asittir. Bu kimysal sulandırıldığında renk özelliğini kayıp eder. Özellikle temizlik ve kağıt sanayi de oldukça fazla kullanılır. Bu molekül insan vücudunda karaciğerde parçalanma özelliğine sahiptir. Hidrojen peroksit ilk kez 1818 de Fransa laboratuvarlarında bulunmuştur. Bu kimyasal madde özellikle ev hanımlarının kullandığı deterjanlar içinde bulunmaktadır. Sulandırılmış ve yaralar için kullanılan hidrojen peroksitin halk arasındaki adı oksijenli sudur.
Hidrojen Peroksit
Hidrojen Peroksitin Kullanım Alanları
  • Kağıt sanayisinde kağıtları beyazlatmak için kullanılır.
  • Düşme, kesik ve ameliyat sonrası oluşan yaraları temizlemek için kullanılır.
  • Arıtma sanayisinde dezenfektan olarak kullanılır.
  • Mutfakta kadınlar tarafından sürekli kullanılan doğrama tahtasının dezenfekte etmek için kullanılır.
  • Su ile karıştırılan hidrojen peroksitin bitkilere spreyle sıkılması bitkileri besler ve uzamalarını sağlar.
  • Halı üzerinde oluşan lekelerde ağartıcı özelliği vardır.
  • Kötü kokular için sulandırılarak sprey olarak kullanılır.
  • Tuvalet ve banyo temizliğinde kullanılır.
  • Kulak temizliğinde kullanılabilir. Kulağa birkaç damla damlatılan hidrojen peroksit kulaklardaki kir ve mikrobu temizler.
  • Sulandırılmış hidrojen peroksit tırnaklara uygulandığında tırnak mantarını geçirmektedir.
  • Eğer sivilceli ve yağlı bir yüzünüz varsa bu kimyasal ile temizlemek sivilcelerden yüzünüzü arındırır.
  • Hızlı büyümesi istenilen tohumların sulandırılmış hidrojen peroksit ile yıkanması büyümelerini hızlandırır.
  • Bulaşık deterjanı içine katılması deterjanın yağ çözme ve yıkama gücünü artırır.
  • Bulaşık makinasının temizliğinde kullanılır.
  • Tül ve perdelerin beyazlamasını sağlamak için suya katılarak kullanılır.
  • Fayanslarda oluşan küf ve sabun lekelerini giderir.
  • Çaydanlık ve tencere gibi metaller üzerine uygulanması bu metallere parlaklık kazandırır.
  • Dişleri beyazlatır ve diş fırçasını temizler.
  • Saç boyalarında renk vermek ve kalıcılığı sağlamak için kullanılır.
  • Çamaşır suyu yerine ağartıcı olarak kullanılır.
  • Ağzı sulandırılmış hidrojen peroksit ile çalkalamak nefes kokusunu önler, ağız içindeki bakterileri öldürür ve diş ağrılarını giderir.
  • Çamaşır makinası ve buz dolabı gibi beyaz eşyaların temizlenmesi amacı ile kullanılır.
Hidrojen Peroksitin Zararları
  • Isı ile temas etmesi halinde yanıcı bir maddeye dönüşmektedir bu nedenle ısı temasından kaçınılmalıdır.
  • Aşındırıcı ve yakıcı özelliği nedeni ile sulandırılmadan cildi uygulanması ciltte tahrişe neden olur.
  • Yoğun olarak kullanılan hidrojen peroksit gözü yakar ve kalıcı hasar verir.
  • Isıtılması ani patlamalara ve yangınlara neden olur.
]]>
Hidrojen Atomu https://www.hidrojen.gen.tr/hidrojen-atomu.html Wed, 05 Dec 2018 14:03:22 +0000 Hidrojen atomu, 1 atom sayılı sembolü H olan ametal (gaz bileşen) bir atomdur, basınç altında ve 20°C'de kokusuz renksiz, oldukça yanıcı H2 olarak bulunan biatomik (yüksek yanıcı) gazdır. 1.00794 g/mol atom kütlesi ile Hidrojen atomu, 1 atom sayılı sembolü H olan ametal (gaz bileşen) bir atomdur, basınç altında ve 20°C'de kokusuz renksiz, oldukça yanıcı H2 olarak bulunan biatomik (yüksek yanıcı) gazdır. 1.00794 g/mol atom kütlesi ile tüm elementler içinde kütlesi en hafif olan elementtir. Periyodik çetveldesol üst köşede yer alır. 

Hidrojen Atomu
Hidrojen atomu bilinen evrenin % 75' ini oluşturan evrendeki en fazla elementtir. Hidrojen bilinen doğrusal uzay yolunda plazmatik yani maddenin gaz halinden farklı olarak manyetik etkili gaz olarak bulunur.

Hidrojen, Dünya` tek başına bulunamayacak kadar azdır, daha çok metan gibi hidrokarbonlardan elde edildiği gibi pahalıya mal olsa da suyun elektrolizinden de elde edilir.

Hidrojen, tespit edilen üç doğal izotoptan meydana gelir, bunlar ¹H (protium); hidrojenin %99,98 oranı ile  en çok bulunan izotopudur, izotopun atom çekirdeği bir protondan oluşur, ²H (döteryum); hidrojenin kararlı izotopudur çekirdeği bir nötron bir protondan meydana gelir az miktarda gaz olarak bulunur, okyanus suları bileşiğinde daha fazladır radyoaktif değildir zehirlenmeye yol açmaz nükleer füzyon yakıtıdır zenginleştirilmiş döteryum molekülleri ağır su olarak adlandırılır. ³H (trityum); çekirdeği iki nötron bir protondan oluşur, radyoaktiftir helyum 3 elde edilir.  bunların yanında laboratuvar ortamında sentezlerek elde edilen beş izotop daha vardır.

Hidrojen atomunun gelişim süreci,  1500' lü yıllarda bulunmuş, 1700' lü yıllarda yanabilirliği anlaşılmış, havadan 14.4 kez daha hafif  zehirsiz bir gazdır. Evrendeki güneş yıldız sisteminin termonükleer tepkisini oluşumunu sağlayan elementtir. -257.77°C' de sıvılaşır, gaz hali sıvı halinden 700 kez büyüktür, bilinen yakıtlar içerisinde en yüksek enerjiye sahiptir. Hidrojen gazı ilk defa  T. Von Hohenheim tarafından metallerin asistlerle karışımından elde edilmiştir önceleri  ortaya çıkan gazın hidrojen olduğu anlaşılmamış, Robert Böyle tarafından 1766 yılında tekrar sentezleyerek elde edilmiştir. 1783 yılında Antonio Lavoiser Laplace ve Cavendish' ın buldukları ve yandığında su meydana getiren gaza hidrojen adını vermişlerdir.

]]>
Hidrojen Nasıl Elde Edilir https://www.hidrojen.gen.tr/hidrojen-nasil-elde-edilir.html Thu, 06 Dec 2018 08:18:48 +0000 Hidrojen nasıl elde edilir Hidrojen evrende bolca bulunan bir malzeme olup, bütün maddelerin tahmini olarak da ¾'lük bir oranını kapsar. Bütün yıldızlar ve çoğu gezegen çok miktarda hidrojen ihtiva eder fakat dünya üstünde ö Hidrojen nasıl elde edilir Hidrojen evrende bolca bulunan bir malzeme olup, bütün maddelerin tahmini olarak da ¾'lük bir oranını kapsar. Bütün yıldızlar ve çoğu gezegen çok miktarda hidrojen ihtiva eder fakat dünya üstünde özgür olarak da gezinen hidrojen ölçüsü çok düşüktür. Atmosferde tahmini olarak da onbinde 7 oranında bulunur. Bu yüzden hidrojen üretilmelidir. Hidrojenin yerel kaynakları fosil yakıtlar (CxHy) ve su (H2O) olarak da gösterilebilir. Nihai zamanlarda hidrojen genellikle doğalgaz, yakıt ve kömür benzeri fosil yakıtlardan üretilmektedir. 
 
Ancak uzay yazılımları haricinde şimdiye denli hidrojen bir yakıt ya da enerji taşıyıcısı olarak da birçok kullanılmamıştır. Birtakım kimyevi ve metalürjik uygulamalar ile rafinerilerde ham yakıt yükseltgenmesi benzeri işlerde kullanılmıştır. Nihai zamanlarda dünya çapında senelik hidrojen imalatı 40 milyon ton(5,6 EJ) civarındadır. Bir enerji taşıyıcı olarak da hidrojen ileriki senelerde çok daha çok miktarda miktarlarda üretilmeye gereksinim duyacaktır.

Hidrojen Üretim  

Hidrojen sentetik bir yakıt olup, üretim kaynakları nihai derece bol ve çeşitlidir. Bunlardan bazıları su, hava, kömür ve natürel gaz sayılır. Fakat, sayılan bu kaynaklardan kömür ve natürel gaz fosil yakıt olup, belirli rezerve sahiptir. Bununla birlikte, bu hakikat birincil enerji kaynağı, gerekse hidrojen üretim kaynağı olarak da sıkması çok kötü çevresel kirlenme sonuçlarına yöntem açmaktadır. Bu sebeple, hidrojenin temiz enerji kaynaklarıyla sudan üretilmesi en gerçek tercih olacaktır. Her türlü birincil enerji sayesinde üretilen hidrojen, nihai zamanlarda yapay gübreden, nebati yağlara, oradan roket yakıtları gibi türlü alanlarda kullanılmakta ve bunun amaçlı dünya çapında her yıl 600 milyar metreküp hidrojen üretilmektedir.

Hidrojen Nasıl Elde Edilir
Hidrojen imalatı amaçlı çok önceden beri malum bir yöntem, bileşiği H2O 'dan oluşan suyun içerisinde bulunan hidrojeni elektroliz yöntemiyle ayırmaktır. Burada hidrojen imalatı yollarını tanımlarken, kullanılabilecek birincil enerji kaynaklarını da bununla birlikte bahsetmek yerinde olacaktır. Bunun Için yönelik hidrojen, fosil yakıtlar sayesinde olabildiği benzeri, güneş, rüzgar, dalga enerjileri, jeotermal enerji ve biyo kütle benzeri birincil enerji kaynaklarının tümü ile aşağıda tanımlanan yolların her hangi bir tanesi ile üretilebilir. Hidrojen aşamanın en bol elementi meydana gelmesine nazaran atmosferdeki derişimi milyonda ansızın hepten yetersizdir. Hidrojenin çoğu kimyevi bileşiklere bağlıdır. Bu sebeple önemli kullanım amaçlı hidrojen su, kömür ya da natürel gaz benzeri kaynaklardan elde edilmektedir. Elde edilme esnasında mühim miktarda enerji tüketildiğinden, hidrojen enerji kaynağı olmaktan çok bir enerji taşıyıcısı olarak da düşünülmektedir. Esasında hidrojen tüketimi sonucu olarak ortaya çıkan enerji imalatı esnasında yatırılan enerjidir. Bu sebeple hidrojenin ne türlü üretildiği kocaman önem taşımaktadır. 

Hidrojen üretim yöntemleri; buhar tedavi, atık gazların saflaştırılması,  elektroliz, fotoaşamalar, termokimyasal aşamalar, radyoliz, solar hidrojen, hidrokarbonların kısmi oksidasyonu olarak da sıralanabilir. Suyun elektrolizi amaçlı, normal basınç ve sıcaklıkta, ideal olarak da 1.23 volt kafidir. Tepkimenin yavaş olması ve yabancı nedenlerle, elektroliz işleminde daha fazla yüksek gerilimlerde kullanılır. 

Hidrojen üretim hızı, hakikat cereyan şiddeti ile orantılı meydana geldiği amaçlı, uygun fiyat nedenlerle fazla yüksek cereyan yoğunlukları tercih edilmektedir. Bun dan ötürü pratikte suyun ayrıştırılması amaçlı hücre başına tatbik edilen gerilim çoğunlukla 2 volt civarındadır. Sudan bir miktar cereyan geçtiği vakit, ortaya çıkan hidrojenin hacmi, oksijenin 2 katıdır.  Su 2 hidrojen bir oksijen atomundan meydana gelir. Suyun elektrolizinde anotta (+)]]> Hidrojen https://www.hidrojen.gen.tr/hidrojen.html Thu, 06 Dec 2018 08:38:59 +0000 Hidrojen, günlük hayatımızda çok büyük kullanım alanlarına sahip olan önemli bir elementtir. Bulunduktan sonra hidrojen elementi sayesinde bilim adamları çok büyük çalışmalar yaparak büyük başarılara imza atmışlardır. H Hidrojen, günlük hayatımızda çok büyük kullanım alanlarına sahip olan önemli bir elementtir. Bulunduktan sonra hidrojen elementi sayesinde bilim adamları çok büyük çalışmalar yaparak büyük başarılara imza atmışlardır. Hidrojen elementinin bilimde sembolü "H" dir ve atom sayısı 1 dir. Periyodik tablo üzerinde bulunan elementler arasında ametallerin arasında yer alır. Hidrojen yüksek sıcaklıklar ve basınç altında herhangi bir rengi kokusu olmayan bir elementtir. Hidrojen elementi aslında günümüzde gaz olarak bilinir. Bu gazın en büyük özelliklerinden biri çok şiddetli bir yanıcı olmasıdır. Bu nedenle en küçük ısı kaynağı ile alevlendirilebilir. Böylesine yanıcı bir madde olması nedeni ile birçok kullanım alanı olmuş ve günümüzde dünyada çok büyük önem taşıyan elementler arasında yer almıştır. Hidrojenin en büyük özelliği ise bu elementin oldukça hafif olmasıdır. Böylesine hafif bir gaz olması nedeni ile kimi zaman balonlarda, araç lastiklerinde kullanılır. Yapılan araştırmalara göre hidrojenin ağırlığı 1,00794 g/mol olduğu anlaşılmıştır. Bu rakam hidrojenin ne kadar hafif bir element olduğunu gösterir. Hidrojen, çok iyi bir iletkendir. Bu nedenle elektrik iletiminde çok büyük etkisi bulunur. Böylesine iletken olması nedeni ile elektrik riski olan yerlerde hidrojen çok büyük bir tehlikedir. İletkenliğinin yanı sıra yüksek difüzyon özelliği ile çok küçük deliklerden birle geçebilme özelliği vardır. Bu durum nedeni ile hidrojen gazları, çelik kaplarda depolanır. Demir ya da alüminyum gibi kaplarda bu elementin saklanması oldukça büyük bir risk oluşturur.

Nasıl Elde Edilir
Hidrojen, tarihte bilim adamlarının yaptıkları deneyler ile çok güçlü asitlerin metallere karıştırılması ile açığa çıkan bir gaz olarak elde edilmiştir. Bu işlem sırasında ortaya çok güçlü ve oldukça yanıcı bir gaz olan hidrojen açığa çıkmıştır. Bu gaz insanlarda zehirleyici etki göstererek solunum üzerinde çok büyük sorunlara neden olmaktadır. Eski zamanlarda asit ve metal ile elde edilen hidrojenin element olduğu anlaşılmamıştır. Fakat bu gaz, sonraki zamanlarda başka bilim adamları tarafından tekrar keşfedilmiş ve elementler arasında yerini almıştır. Yakın geçmişimizde hidrojen ile balonlar doldurulmuş ve aynı zamanda hidrojen sayesinde dünyanın en güçlü bombaları yapılmıştır. Bu bombaların çok büyük radyasyon etkileri ve insanlığın tümünü tehdit etmesi gibi durumları olduğu için bomba yapımı da yasaklanmıştır. Günümüzde balonlarda ve benzeri hidrojen kullanım alanlarında helyum gazı kullanılmaktadır. Bu durumların yanı sıra hidrojen doğada serbest halde bulunmasa bile bileşik halinde doğada bulunur. Bu durum için verilebilecek en iyi örnek H2 O yani saf su, örnek verilebilir. Su içerisinde iki hidrojen bulunur. Tabi ki oksijen ile bileşik oluşturduğu için hidrojen özelliği göstermez. 

Hidrojen
Genel olarak;
Hidrojen genellikle gaz halinde bulunan bir maddedir. Fakat günümüzde bu gazın daha rahat bir şekilde depolanabilmesi için belli basınçlarda ve sıcaklıklarda sıvılandırma işlemi yapılır. Bu sayede molekül aralıkları çok sıkı olan kaplarda hidrojen sıvı halde depolanır. 1500 yıllarında keşfedilmiş olan hidrojen o günlerden günümüze gelene kadar hızlı bir şekilde geliştirilmiş ve zaman geçene kadar farklı özelliklerinin olduğu anlaşılmıştır. Aslında hidrojen, günümüzde ısınma ve diğer alanlarda en yaygın kullanılan doğalgaz ve petrol gibi yakıtlardan çok daha iyi bir yanma özelliği gösterir. Fakat hidrojenin böylesine bir kullanım için uygun olmaması nedeni ile hidrojen gazı ısınma amacı ile kullanılamaz. Genel bir şekilde bakıldığında hidrojen, evren içerisinde maddenin yapıları arasından yer alan plazma şeklinde bulunur ve daha sonra öncelikle sıvı hale getirilir. Daha sonra ise farklı işlemler ile gaz haline getirilerek kullanılır. Bu maddelere bakıldığında hidrojenin plazma hali ile gaz halinin hiçbir benzerliği bulunmaz. 
]]>
Hidrojen Elementi https://www.hidrojen.gen.tr/hidrojen-elementi.html Fri, 07 Dec 2018 03:14:37 +0000 Hidrojen elementi, gaz halinde bulunan kimyasal bir elementtir. Çok eski yıllardan beri bulunmasına rağmen, element olduğu daha geç anlaşılmıştır. 16. yüzyılda aside batırılan metallerden yanıcı bir madde çıktığı anlaşı Hidrojen elementi, gaz halinde bulunan kimyasal bir elementtir. Çok eski yıllardan beri bulunmasına rağmen, element olduğu daha geç anlaşılmıştır. 16. yüzyılda aside batırılan metallerden yanıcı bir madde çıktığı anlaşılmıştır. 1766 yılında İngiliz kimyacı Henry Cavendish hidrojen gazının bileşik olmadığını, bir element olduğunu belirlemiştir. Özellikleri incelenen hidrojenin çabuk tutuşma özelliği bulunduğu tespit edilmiştir. Bu nedenle yanıcı hava elementi olarak tanımlanmıştır. Hidrojen elementinin atom numarası 1 olarak, kimyasal simgesi de H olarak gösterilmektedir. Kokusuz ve tadı olmayan, solunursa zehirli etkisi olmayan bir elementtir.

Daha sonradan Fransız kimyacısı Antonio Laviser bu elemente hidrojen elementi adının verilmesini önermiştir. Bu isim Yunanca su yapıcı anlamında olan iki kelimeden türetilmiştir. Bunun nedeni hidrojen elementi yandığı zaman yani havanın oksijeniyle tepkimeye girmesi halinde kesinlikle su oluşmasıdır. Hidrojen elementini elde etmenin en basit yolu sudan elektrik geçirmektir. Elektroliz denilen bu yöntemde su bileşenlerine ayrılmakta, oksijen ve hidrojen gazları meydana gelmektedir.

Akkor durumunda olan kok kömürünün üstünden su buharı geçirilirse, su gazından da hidrojen elde edilebilir. Su gazı içinde karbonmonoksit ile hidrojen olduğundan, karbonmonoksit gazı saf dışı bırakıldığı zaman geriye hidrojen kalır. Suda, asitlerde, tüm bitki ve hayvan dokularında, besinlerin çoğunda, kömür, petrol ve diğer elementlerde birleşik halde hidrojen elementi bulunur. Doğal gaz yakıt olarak kullanılmakta ve temelinde hidrojen ve karbon bileşiği olan metan bulunmaktadır. 

Hidrojen Elementi
Dünya atmosferinde bulunan hidrojen miktarı oldukça düşük olsa da, güneşin ve diğer yıldızların atmosferinde bulunan hidrojen oranı daha fazladır. Hidrojen elementi evrende en fazla bulunan element olma özeliğine sahiptir. Dünya atmosferinde ve yer kabuğunda bulunan elementler içinde kütlesel olarak hidrojen 9. sırada bulunmaktadır. Canlılar sadece hidrojen soluyarak yaşamlarına devam edemezler. Havanın ve diğer bilinen gazların en hafif olanı hidrojendir. Havanın on beşte bir ağırlığına sahiptir. Kolay tutuşması nedeniyle önceleri balonlarda kullanılsa da, yanıcı özelliği yüzünden yerini helyum gazına terk etmiştir.

Oksijen ile hidrojen karışımının yakılması sonucunda ortaya çıkan basınç ve yüksek sıcaklıkla başka maddelere bağlanması olayı hidrojenleme işlemidir. Bu yöntemle kömürden benzin gibi sıvı yakıtlar elde edilirken, bitkisel yağlardan da margarin elde edilir. Hidrojenleme tepkimesi sonucunda kömür sıvı hidrokarbonlara dönüşür, bitkisel yağlarda yiyecek olarak kullanılan katı yağlara dönüşür. Aynı zamanda hidrojenleme işlemi naylon, amonyak, sabun, plastik madde üretiminde de kullanılır.

Hidrojen elementi atomunda bir proton ve bir elektron vardır. Doğal hidrojen çekirdeğinde olan protonlara eşlik eden nötron sayısıyla ayrılan üç izotopun karışımından oluşur. Ağır hidrojen olarak tanımlanan döteryum hidrojenin tam iki katı ağırlığındaki bir gazdır. Döteryum atomları çok yüksek sıcaklıkta birbirleriyle çarpıştırılır ise, çekirdekleri kaynaşarak, helyum atomlarına dönüşmektedir. Bu tepkime sonucunda nötronlar serbest kaldığından, oldukça büyük bir enerji açığa çıkmaktadır. Bununla hidrojen bombası çok tehlikeli bir silah durumuna gelmektedir.
]]>
Hidrojen Bombası https://www.hidrojen.gen.tr/hidrojen-bombasi.html Fri, 07 Dec 2018 10:29:25 +0000 Hidrojen bombası, aslında diğer ismi ile füzyon bombası aslında kontrolsüz olarak ortaya çıkan ve etkili olduğu bölgelerde çok büyük zararlara neden olan patlamalar ile bilinen bombalardır. Tam olarak bir nükleer bomba olan hid Hidrojen bombası, aslında diğer ismi ile füzyon bombası aslında kontrolsüz olarak ortaya çıkan ve etkili olduğu bölgelerde çok büyük zararlara neden olan patlamalar ile bilinen bombalardır. Tam olarak bir nükleer bomba olan hidrojen bombası, yaptığı etkilerin yanı sıra etrafa saçtığı radyasyon ile etkisini yüzyıllarca göstererek o zamanda yaşayan insanların torunlarında bile olumsuz sorunlara neden oluşmuştur. Dünya tarihinde bu ve bu gibi bombalar ile yapılan saldırılarda dünyanın üçte biri etkilenmiş ve hidrojen bombasının etkisi günümüzde bile etkisini sürdürecek kadar fazla olmuştur. Bu nedenle tüm dünya ülkelerinde yasaklanmış olan hidrojen bombası, hiçbir ülke tarafından kullanılmaz. Çünkü yapılan araştırmalara göre, günümüz teknolojileri ile yapılan hidrojen bombası, yapılan ülke de dahil olmak üzere tüm dünyanın çok büyük zararlar görmesine neden olacak kadar büyük etkilere neden olacaktır. Böylesine bir tehlikenin kullanılması kesinlikle dünya devletleri tarafından dışlanmıştır. Hidrojen bombasında meydana gelen bu patlama direk olarak bomba içerisinde bulunan hidrojen atomlarının tümünün birleşerek helyuma dönüşmesi sırasında ortaya çıkan tepkimeden dolayı çıkar. Böylesine bir tepkime ise yukarıda belirttiğimiz tehlikeleri ortaya çıkarak insanlık tarihini yok edebilir. Yani kısaca özetlemek gerekirse hidrojen bombasının bu etkisi, atomların çekirdeklerinin birleşmesi sırasında meydana gelen etkiler nedeni ile oluşur. Bu nedenle hidrojen bombası, atom bombası ile karıştırılmamalıdır. Çünkü hidrojen bombası füzyon özellikle gösterirken, atom bombası fisyon özellik göstererek atom bölünmesi ile meydana gelir.

Hidrojen Bombası
Hidrojen bombası içerisinde bulunan hidrojen atomlarının sadece bir kısmı birleşerek tepkimeye girer. Çünkü, meydana gelen tepkimelerin gerçekleşme süresi oldukça yüksektir. Bu nedenle tüm çekirdekler tepkimeye girmeden önce diğer çekirdekler tepkimenin gerçekleşmesine neden olarak bombanın patlayıcı etkisini göstermesine neden olur. Genel olarak bakıldığında atom bombalarının bir küçüğü sayılabilen hidrojen bombası atom bombasına göre temiz bomba olarak adlandırılır. Bu bomba, günümüzde bazı ülkelerde kullanmak üzere yapıldığı düşünülmektedir. Bu bombalar eğer ileri ki yıllarda patlatılırsa ya da küçük savaşlarda kullanılır ise, sadece tek bir ülke sınırları değil, birçok ülke bu bombalardan çok büyük derecede etkilenir. Bu durum nedeni ile çok büyük sorunlar ortaya çıkar. Hidrojen bombası, tam olarak ortaya kimyasal bir patlama çıkarır. Bu nedenle bombanın verdiği zararlar çok daha büyük olur. Hidrojen bombasının bu şekilde güçlü etkisi olması nedeni ile bilim adamları bu bomba yerine hidrojen bombasını çok küçük patlayıcılarda kullanmayı düşünmüşlerdir. Fakat net olarak bir işlem yapılmamıştır. Hidrojen bombasının böylesine güçlü olması nedeni ile günümüzde atom bombasına verilen önem son derece düşmüştür. 

Hidrojen bombasının tarihine bakacak olursak ilk olarak ABD'de 1952 yılında yapılmış olan bu bomba, atom bombasından çok daha büyük bir etki göstermesi ile hızlı bir şekilde dünya gündemine oturmuştur. Son derece yıkıcı etkisi ile bu bombanın denemesi ise ilk olarak Büyük Okyanus'ta bulunan Marshall Adaları'na atılarak yapılmıştır. Bu denemeler sonrasında hidrojen bombası, gücünü göstererek, eski zamanlarda Hiroşima'ya atılan atom bombasından 1000 kat daha fazla etki göstermiştir ve bu bombanın biraz daha büyüğü ile tüm dünyanın yok edilebileceği anlaşılmıştır. Çünkü hidrojen bombası patladığı anda ortaya çok büyük bir alev topu çıkarıyor ve bu alev topu yakındaki, uzaktaki tüm maddelerin kül olmasına neden olarak her şeyi yok edebiliyor. 
]]>
Hidrojenin Özellikleri https://www.hidrojen.gen.tr/hidrojenin-ozellikleri.html Fri, 07 Dec 2018 17:26:23 +0000 Hidrojenin özellikleri, bilim dünyasında 1900'lü yıllardan beri araştırma konusu olmuştur. Hidrojen hakkında yapılan araştırmalar sonucu elde edilen özellikler, hidrojen elementinin ne kadar büyük ve önemli bir element olduğun Hidrojenin özellikleri, bilim dünyasında 1900'lü yıllardan beri araştırma konusu olmuştur. Hidrojen hakkında yapılan araştırmalar sonucu elde edilen özellikler, hidrojen elementinin ne kadar büyük ve önemli bir element olduğunun kanıtı haline gelmektedir. Son derece büyük özellikleri ile sürekli bilim konusu olan hidrojen, günümüzde çok büyük bir önem görmektedir. Bu durumun en büyük nedeni tabi ki hidrojenin özellikleri açısından zengin olmasıdır. Günümüzde patlayıcı maddelerde kullanılan hidrojen elementi, zaman geçtikçe geliştirilmektedir. Bu maddenin özelliklerinin uygunluğu nedeni ile sanayi alanında da kullanılması hidrojenin önemini bizlere anlatır. Şimdi hidrojenin özelliklerine biraz daha yakından göz atalım.

Hidrojenin en büyük özelliğinden biri son derece yanıcı bir gaz olmasıdır. Aslında hidrojen gazını ve hidrojen elementini günümüzde değerli kılan en büyük özellik hidrojenin çok güçlü bir yanıcı gaz olmasıdır. Hidrojenin bu özelliği nedeni ile hidrojen, sanayi alanında çok yaygın bir şekilde kullanılır. Aynı zamanda yanıcılığı nedeni ile silah sanayisinde de bu element çok kullanılır.

Hidrojenin bir diğer özelliği ise son derece kokusuz ve renksiz olmasıdır. Hidrojenin bu özelliği nedeni ile ilk bulunuşunda bilim adamları bu gazın ortaya çıktığını fark etmemiş ve yaklaşık 500 yıl sonra farklı bilim insanları tarafından tekrar keşfedilmiştir. Bu gazın renksiz ve kokusuz olması nedeni ile tehlikesi de artmaktadır. Çünkü insan gözü ile görülemeyen bu gaz, fark edilmediği için patlama ve alev alma riski artabilir. 

Hidrojenin ÖzellikleriHidrojenin özellikleri arasında önemli bir özelliği ise bu hidrojen elementinin atom yapısı, doğada bulunan tüm elementlerin atom yapısından çok daha basittir. Oldukça kolay bir yapısı olan hidrojenin bu özelliği nedeni ile bilim adamlarının yaptıkları araştırmalar da oldukça hızlı sonuç vermektedir.
Hidrojenin insan hayatında kullanılmasını sağlayan en önemli özelliği hidrojen gazının belli bir sıcaklığa getirilerek sıvı bir hal almasıdır. bu sayede insanlar hidrojeni sıvı halde depolayarak, kullanımı ve sevkiyatını kolaylaştırmaktadır. Eğer hidrojenin böyle bir özelliği olmasaydı, hidrojenin kullanılması imkansız denecek kadar zor olurdu. Çünkü böylesine bir gazın taşınması yada biriktirilmesi son derece zordur.

Hidrojen, genel olarak havadan daha hafiftir. Bu gazın hafif olması neden ile balon şişirme işlemleri başta olmak üzere birçok kullanım alanı geliştirilmiştir. Fakat bu gaz günümüzde bu gibi amaçlar ile kullanılmamaktadır. Bunun yerine yine oldukça hafif olan helyum gazı kullanılır. Bu gaz aynı zamanda günümüzde oldukça çok kullandığınız doğal gazdan daha da hafiftir. 

Hidrojen gazının çok büyük bir yanıcı özellik gösterdiğini daha önceden de söylemiştik Hidrojen gazının yanıcılık derecesi son derece yüksektir. Bu gazın yanıcılık derecesi günümüzde bilinen gelmiş geçmiş en büyük yanıcı gazlardan bile daha yanıcıdır. Bu özelliği ile hidrojen gazı büyük bir tehlike barındırır. Araçlarda kullanılan benzin, motorin ya da Lpg gibi yakıtlardan bile daha yüksek verim verir.

Hidrojen gazı, doğada serbest halde bulunmaz. Bu güne kadar rastlanmamıştır ve yapılan araştırmalara göre rastlanmayacaktır. Fakat hidrojeni doğada bileşik halinde bulabiliriz. Özellikle su içesinde H2 O şekilde hidrojen bileşiği bulunur. Bu durum da aslında hidrojenin özellikleri arasında yer alır. 
Hidrojenin basit atom yapısı içerisinde bir proton ve bir elektron bulunur.  
]]>
Hidrojen Özellikleri https://www.hidrojen.gen.tr/hidrojen-ozellikleri.html Sat, 08 Dec 2018 07:20:54 +0000 Hidrojen Özellikleri; 1 proton ve 1 elektrondan meydana gelen hidrojen atomu, basit atomik olan yapısı, ışık emilim ve yayma spekturumu ile atomik olan bir yapının geliştirilmesinde oldukça önemli bir role sahiptir. Hidrojen mol Hidrojen Özellikleri; 1 proton ve 1 elektrondan meydana gelen hidrojen atomu, basit atomik olan yapısı, ışık emilim ve yayma spekturumu ile atomik olan bir yapının geliştirilmesinde oldukça önemli bir role sahiptir. Hidrojen molekülünün ve ona karşılık gelen H2+ katyonu basit olan yapısı kimyasal bağların doğası hakkında önemli olan bilgiler sunmuş, bu 1920'li senelerin ortalarında hidrojen atomunun kuantum mekaniği uygulamasıdır. Hidrojen en hafif olan elementtir. Evrende en çok yer alan elementtir ve ağırlığına nazaran, evrenin yaklaşık % 90' nını meydana getirir. Hayat için su, su için hidrojen kesinlikle olmalıdır ve tüm organik bileşikler yer alır. Hidrojen hafif olan bir gazdır. Hidrojen gazı hafif olan hava balonları taşımacılığı için kullanılmıştı fakat yangın çıkarma olasılığının yüksek olması sebebiyle oldukça tehlikelidir. Hidrojen, yanma sonrası atık ürün olarak yalnızca su meydana getirdiğinden sebep, bir hidrojen ekonomisinin gelişme durumu mümkündür.

Hidrojenin kullanılışı, hidrojen yapılmasının üçte ikisi Amonyak üretilmesinde kullanılır. İkinci derecede önemli olan kullanma yeri petrol rafinasyonunda bulunan katalitik parçalama işlemidir. Üçüncü derece kullanıldığı yer ise metanol üretimidir. Bunun dışında yağların Hidrojene edilmesinde de kullanılır. Doymamış olan, yağların hidrojenlendirilmesi ile margarin oluşturulur. Hidrojenlendirme olayı aynı anda birçok organik bileşiklerin üretiminde de kullanılır. Plastik madde imalatında plastifiyan şeklinde kullanılır. Metalurjide kaynak işlerinde yakıt şeklinde kullanılır. Hidrojen yandığı vakit çevreye kirletici artıklar yaymamaktadır. 

Bu sebepten dolayı otomobillerde yakıt olarak kullanılmak istendiğinden bu konuda çalışmalar yapılmaktadır. Özellikle suyun bileşimine giren gaz durumundaki basit olan cisimdir. Hidrojen, Evren'de en çok yer alan bir elementtir. Güneş'in ve yıldızların maddesinin büyük bir kısmı Hidrojenden meydana gelir. Dünyada Hidrojeni serbest bir biçimde bulmak kolay değildir. Havada oldukça düşük oranda hidrojen bulunmaktadır, fakat volkanların fışkırttığı gazlarda yada doğal kaynaklardan fışkıran gazlarda geniş miktarda hidrojen bulunmaktadır. Atmosferin yüksek olan bölümünde, hidrojen, hidrojen tacı adı verilen bir örtü oluşturmuştur.

Hidrojen Özellikleri

Renksiz ve kokusuz bir gaz olan hidrojen, bütün maddelerin en hafif olanıdır. Böylece bütün öbür gazlara nazaran, gözenekli olan duvarlardan, hatta akkor haline gelecek derecede ısıtılmış olan demir şeklindeki bazı maddelerin içinden bile, daha hızlı bir şekilde geçebilir, iyi bir ısı ve elektrik iletkenidir ve sıvı şekle getirilmesi oldukça güçtür. Kimyasal bakımdan hidrojen basit bir maddedir (bir hidrojen atomu bir tek çekirdek yada proton ile bunun etrafında dönen tek bir elektrondan meydana gelir).

Isıtılmış durumda birçok elementle karışır. Bu çeşitli tepkileri, sanayide geniş uygulama alanları bulmuştur. Oksijenle birleştiği zaman su (doğal durumda oldukça fazla bulunur) oluşturur. Oksijen ve su karışımı, oksihidrik üfleç'te de (kaynak makinesinin alevinin mavi rengi, yanan hidrojenin özelliği arasındadır) kullanılır. Azot ile birleşince, yapay gübre ve patlayıcı maddeler üretiminde kullanılan amonyak oluşur. Başlıca sanayi gazlarından olan metan, hidrojen ile karbon karışımıdır. Önceden hidrojen, şişirmekte kullanılırdı, fakat çabuk alev aldığı için, yerini helyum gazına bıraktı. Silah sanayinde hidrojeni, füze yakıtı şeklinde kullanmaktadır. Gerçekten de, sıvı şekilde (üretimi ve depolanması güç bile olsa), fazla yüksek bir enerji verme gücü olmasına rağmen az yer kaplar. İnsanların meydana getirdiği en öldürücü silahlardan birinin, korkunç hidrojen bombasının da yapımına girer.

]]>
Hidrojen Kullanım Alanları https://www.hidrojen.gen.tr/hidrojen-kullanim-alanlari.html Sat, 08 Dec 2018 20:09:02 +0000 Hidrojen Kullanım Alanları; Ulaşımda, endüstri alanında ve evde hidrojen kullanımı aslında zannedildiği kadar yeni bir olay değildir. Dünyanın oldukça fazla yerinde hala evlerde kullanılmakta olan hava gazı aslında hidrojen v Hidrojen Kullanım Alanları; Ulaşımda, endüstri alanında ve evde hidrojen kullanımı aslında zannedildiği kadar yeni bir olay değildir. Dünyanın oldukça fazla yerinde hala evlerde kullanılmakta olan hava gazı aslında hidrojen ve karbonmonoksidin karışması ile oluşur. Zeplin ve bazı balonlar gibi hava taşıtlarında hidrojen kullanılmıştır. Sanayide ise petrolün rafinesinin yapılmasında, amonyak ve metanol imalatında, metalürji ve gıda sektörlerinde kullanılmaktadır. Uzay mekiğinin roketlerinin yakıtı da hidrojenden yapılır.

Evlerde, sanayide ve ulaşımda, elektrik imalatı ve yakıt olarak hidrojen kullanımı için araştırmalar sürmektedir. Uygun olan biçimde depolandığı zaman, hidrojen, gaz yada sıvı bir durumda bulunsun yakıt şeklinde kullanılabilir. Motorlu araçlar ve fırınlar hidrojen yakacak biçiminde modifiye edilebilirler. 1950 li senelerden buyana bazı hava taşıtlarında yakıt olarak hidrojen kullanılmıştır. Otomobil imalatçıları hidrojen ile çalışan otomobiller geliştirmişlerdir. Hidrojen benzinden %50 daha verimli yanar ve daha az kirliliğe sebep olur. 

Kirliliğin düşürülmesi için benzin, etanol, metanol ve doğal gaz ile karıştırılabilir. Benzin ve hava karışımına yalnızca %5 miktarında hidrojen konulmasıyla azot oksit salınımı %30 ve %40 arasında düşürebilir. Tamamı ile hidrojen yakan bir motor yalnızca su ve az oranda azot oksit imal edecektir. Hidrojen daha yüksek olan ateşleme hızına, daha geniş olan ateşleme sınırlarına, daha yüksek olan patlama sıcaklığı vardır. Daha yüksek olan sıcaklıkta yanar ve benzinden daha düşük olan bir ateşleme enerjisine ihtiyacı vardır. 

Bu hidrojenin daha hızlı bir şekilde yandığı fakat daha erken olan ateşleme tehlikesi taşıdığını gösterir. Hidrojenin taşıtlarda yakıt şeklinde kullanılması için önemli olan avantajları bulunsa da benzinin yerine konulabilmesi için daha oldukça fazla araştırma yapılmalıdır. Hidrojen ile çalışan taşıtların çoğalması için en azından 20 senelik bir zamanın geçmesi gerektiği öngörülmektedir. Hidrojenin birim ağırlık başına enerji kapasitesi oldukça yüksek olduğu için hidrojen ile çalışan hava taşıtları daha çok yük taşıyabilirler veya gideceği mesafe önemli oranda yükselebilir.

Hidrojen Kullanım Alanları
Yakıt pilleri hidrojenden enerji oluşması için geliştirilmiş olan bir teknolojidir. Yakıt pillerinde elektroliz prosesi tersine çevrilerek hidrojen ile oksijen elektro kimyasal bir prosesle birleştirilir. Bunun neticesinde elektrik, su ve ısı meydana gelir. ABD'nin uzay programında uzay araçlarına enerji oluşturmak için uzun senelerdir yakıt pilleri kullanılmaktadır. Otomobil ve otobüsleri çalıştıracak güçte yakıt pilleri oluşturulmuş ve oluşturulmaya devam edilmektedir. Farklı şirketler yerleşik enerji imalatı için yakıt pilleri oluşturmak üzere çalışmalar yapmaktadır.

Hidrojen, sürekli bir şekilde imalat yapamayan veya enerji tüketim merkezlerinin fazla uzağında inşa edilen enerji imal eden tesislerinde üretilen enerjinin tamamının veya o anda kullanılmayan bölümünün depolanması için kullanılabilir. Örnek olarak, Humbold State Üniversitesinin Schatz Enerji Araştırma Merkezinde yapılan ve inşa edilen bir güneş enerjisi hidrojen sistemi güneş enerjisi ile bir akvaryumun havalandırılmasını oluşturan kompresörleri çalıştırılmakta yükselen enerji ile de bir elektroliz cihazı ile hidrojen imal edilmektedir. Güneş enerjisinin yetersiz olduğu vakitlerde imal edilen hidrojen bir yakıt pilinde yakılarak enerji ihtiyacı karşılanmaktadır.

Hidrojenin büyük olan elektrik santrallerinde yakılıp enerji imal edilmesine yönelik olan çalışmalar bulunmakla beraber maliyetlerin oldukça yüksek olması nedeniyle yakın vakitte bu mümkün görülmemektedir. Fakat, doğal gaza hidrojen konularak doğal gaz santrallerinin oluşturduğu kirlilik azaltılabilir. ABD 2030 senesinden sonra toplam enerji ihtiyacının %10'unu hidrojenden karşılamayı düşünmektedir.
<]]>